Alkali Filtre

Alkali filtre denilince akla ilk gelen suyun PH seviyesinin 7'den yukarıda olmasını sağlayan filtredir. Alkali filtreler nasıl olup da PH seviyesinin 7'nin yukarıda olmasını sağlıyor? Reverse osmosis (ters osmoz) sistemler genel olarak asidik karakterli su üretmektedir.Burada giriş suyunun PH seviyesi ve mineral kompoziyonu önemlidir. Şehir şebeke suları ortalama 7 civarında PH değeri vermektedir. Buna bağlı olarak da reverse osmosis cihazları 5,5~6,5 PH seviyesinde su üretmektedir. Bu asidik sular vücudumuz için çok faydalı olan sular değildir. Kanımızın PH seviyyesi 7,34'dür ve vücudumuz bu PH seviyesini korumak için sürekli bir çaba içerisindedir. Son zamanlarda edinilen beslenme alışkanlıkları oldukça asidik karakterdedir. Etçil beslenme, fast food tarzı yiyecekler, gazlı içecekler, bir çok hazır gıda inanılmaz ölçüde asidik karakterdedir. Bu yüzden uzmanların çoğunluğu alkalinitesi yüksek suları tüketmenin sağlık açısından son derece faydaları olacağı görüşündedir. PH seviyesi yüksek bir su diyetimiz için oldukça faydalı olacaktır. Vücudumuz PH seviyesini korumak için dışarıdan aldığımız besinlerden ve suda bulunan minerallerden faydalanmaktadır. Bu mineraller yeteri kadar bulunmuyorsa vüdumuzun PH seviyesini dengelemek için kemiklerimizdeki kalsiyum mineralinden faydalanma yoluna gitmektedir. Bu da kemik erimesi hastalığının başlamasına yol açmaktadır. Kemik oluşumu tamamlandıktan sonra kemik hücreleri kendilerini yenileyemez ve bu hastlaık geri dönülemez sonuçlara yol açmaktadır. Bu tür rahatsızlıklardan korunmak için muhakkak diyetimize önem göstermeliyiz.Bunlardan en önemlisi belki de PH seviyesi yüksek alkali su tüketmektir.

Uluslarası içme suyu standartları ve ülkemizdeki içme suyu satndartlarına göre suyun kabul edilebilir ideal PH seviyesi 6,5~9 aralığında olması gerekir. Bazı alkali su üreten cihazlar PH 9, 10, 11 gibi yüksek seviyede alkali su üretebilmektedir. Yapılan çeşitli araştırmalar PH seviyesi çok yüksek olan bu suları tüketmenin çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılabileceğini ortaya koymuştur. Japonya, Güney Kore, Taiwan, Çin, Amerika, Kanada, İngiltere gibi ülkelerde bu tip cihazlar medikal cihaz sınıfına sokulmuş ve kullanımları doktor kontrolüne bağlanmıştır. Gerçekten de hastalıkları tedavi aşamasında ne kadar süreyle ne miktarlarda yüksek PH'lı su tüketileceği önemli bir konudur ve doktor kontrolünde olması önemlidir. Bu tip cihazlar ülkemizde ne yazıkki bilinçsiz kullanılmaktadır. Nasıl ki Ph seviyesi asidik olan bir su tüketmek zararlı ise PH seviyesi 11 olan bir suyu uzun bir süre boyunca tüketmek de uzun vadede zarar getirecektir. Vücudumuzun dengesini bilmeli, anlamalı ve ona göre hareket etmeliyiz

Uzmanlar PH derecesi yüksek alkali suların tüketilmesinin yanında asıl önemli olan konunun suyun ORP değerleri olduğu konusunda birleşmektedir. Negatif ORP değerleri yüksek olan sular antioksidan özellik gösterir. Antioksidan maddeler bağışıklık sistemimizi güçlendirerek hastalıklara karşı direnç kazanmamızı sağlarlar. Yaşadığımız ortam şehir hayatı, stres, sigara, alkol gibi kötü alışkanlıklar, yediğimiz yiyecekler ve içecekler, soluduğumuz hava bol miktarda serbest radikal içermekte ve bunlar bağışıklık sistemimizi çökerterek çeşitli organlarda tahribatlara ve astım, alerji, hipertansiyon, diyabe, kanser gibi tedavisi olmayan kalıcı hastalıklara neden olmaktadır. Bunları engelleyebilmek için sürekli olarak bağışıklık sistemimizi güçlendirmeliyiz. Hergün tüketmek zorunda olduğumuz suyun antioksidan özellikli olması çok akıllıca bir hareket olacaktır. Antioksidan sular görünüş ve tat itibariyle diğer sulara benzesede yapı şekliyle diğer sulardan oldukça farklıdır. Molekül yapısı oldukça küçük olan antioksidan sular normal sulara göre hücrelere 3kat daha hızlı bir şekilde nüfuz ederler. Bünyesinde serbest radikallerle savaşacak yoğun miktarda negati elektron barındırırlar. Negatif elektronlar serbest radikallerin üzerine giderek imha ederler, böylece organlarımıza zarar veremeden imha edilmiş olurlar. 

Her alkali filtre antioksidan özellik göstermez. Alkali filtre özellikle reverse osmosis sistemleri ile birlikte kullanılan bir filtre çeşididir. Kalsiyum, magnezyum, potasyum, sodyum gibi alkali minerallerin suda çözünmesi suretiyle PH seviyesi artar. PH seviyesinin istenilen miktarlarda artabilmesi kullanılan filtrenin kalitesine bağlıdır. Her alkali filtre suyun PH seivyesini ne yazıkki artırmıyor. Piyasadaki bir çok filtre üzerinde alkali yazmaktan başka ne yazıkki başka bir işlev göstermemektedir. PH ölçümlerinde çoğu filtrenin ancak 0,1 oranda bir değişim gösterdiğini, reverse osmosis sistemlerinde kullanıldığında suyun yine asidik tarafta kaldığını maalesef üzülerek gördük. Bu hususta alkali filtrenin kalitesi çok önemlidir. Bazı filtreler alkali olmasının yanında suyu aktive ederek suya antioksidan özellik de kazandırabilmektedir.Aktive edilmiş suya uzmanlar "canlı su", "yaşayan su" gibi isimlerle hitap etmektedir. Aktive edilmiş suyun molekül yapısı karmaşık halden düzgün altıgen molekül demetlerine dönüşmektedir. Bol miktarda negatif elektron sağlayan bu alkali filtreler aynı zamanda antioksidan özellik göstermektedir. Gümüş iyonlarının nano partiküller halinde suyla temas etmesi suda bulunabilecek herhangibir bakteri varlığına karşı antibakteriyel özellik göstermektedir. Ters osmoz membranlarının gözenekleri çok küçük olduğu için bakteri ve virüs gibi mikoorganizmaların geçişine izin vermez. Ancak depolu sistemlerde depoda bekleyen su kalitesi zamanla bozulabilir havayla temas halinde mikroorganizmalar üreyebilir. Bu durum sağlığımız açısından risk oluşturabilir. Suyun tam korunması açısından depolu sistemlerde depodan geçtikten sonra bu tarz bir antibakteriyel filtrenin kullanılması bir gereklilikdir. 

Sitemizde satışını yapmış olduğumuz Biocera alkali filtre piyasada detox, infrared, alkali, antibakteriyel, ultraviyole gibi isimlerle satılan filtrelerin yapmış olduğu işlevin çok daha kalitelisini tek başına yapmaktadır. Suyun PH seviyesi 8-10 aralığında, negatif ORP değeri -50~-450 aralığında değişkenlik göstermektedir. 4A etkisi dediğimiz AlkaliAntioksidanAntibakteriyelAltıgen özellik bu alkali filtremiz içerisinde mevcuttur. A sınıfı kalitede bir filtre olup NSF, FDA gibi uluslarası kuruluşlardan sertifika belgelerine sahiptir. Son aşamada bu filtreyi gönül rahatlığı ile kullanabilirsiniz.Alkali seviyesini PH test kağıtları, cep tipi PH metreler, alkalinite tayini yapan solüsyonlardan öğrenebileceğiniz gibi antioksidan özelliğini de ORP ölçen cihazlar ya da evinizde uygulayabileceğiniz basit testlerle öğrenebilirsiniz.Örneğin piyasadan elde edebileceğiniz yaprak yeşil çay taneciklerini iki bardak alarak normal suya ve Biocera alkali filtreden geçmiş suya attığınız vakit Biocera Alkali Filtreden geçmiş olan suyun yeşil çayı çok daha hızlı bir şekilde çözdüğünü gözlemleyebilirsiniz. Bu Biocera alkali suyun molekül yapısının çok küçük olduğu ve antioksidan özellik gösterdiğinin bir işaretidir.

 

Alkali su cihazı

Alkali iyonize su üreten cihazAlkali su üreten cihazlar 1960'lı yıllarda Japonya'da keşfedilmiştir. Tarımsal amaçlı olarak kullanılan bu cihazlar bitkilerin büyüme potansiyelini oldukça geliştirdikleri gibi ürün rekoltesini de 2-3 kat artırabilmiştir. Daha sonra sağlık bakımından olumlu etkilerinin de farkedilmesiyle alkali su ve faydaları yüzlerce makaleye konu olmuştur. Alkali tabiri bilindiği gibi PH seviyesi 7'den yüksek sular için kullanılmaktadır. Yalnız buradaki alkalilik tek başına PH seviyesinin yüksek olması anlamını içermemektedir. Japonya'da keşfedilen ilk cihaz elektoliz yöntemi ile çalışmaktaydı. Günümüzde yine elektroliz yöntemi ile çalışan ev tipi alkali su cihazları satışa sunulmaktadır. Bu alkali su cihazları basitçe bir anot ve katot çubuğu ile diyaframdan oluşmaktadır. Elektroliz işlemi ile çubuklara verilen elektrik akımlar + ve - yüklü iyonları kendilerine çekerler, aradaki diyafram + ve - yüklü iyonların birbirinden ayrı kalmasını sağlar. Verilen elektrik akım şiddetine göre bu tip cihazlarda PH seviyesini ayarlamak mümkün olabilmektedir. + (pozitif) yüklü iyonların bulunduğu haznedeki su alkali, - (negatif) yüklü iyonların bulunduğu haznedeki su asidik karakterli olmaktadır. Bu işlemle birlikte su molekül yapısı küçülerek altıgen yapılı düzgün iyon (ion) su vaziyetini alır. Su molekül yapısı küçüldüğü ve negatif oksidasyon indirgeme potansiyeli (ORP) arttığı içi su antioksidan özellik kazanır. Bu su düzenli olarak tüketildiği vakit bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi vardır. Suyun içilebilir olması açısından evsel tip alkali su cihazlarında ön filtrasyon filtreleri kullanılmaktadır. bazı cihazlarda suya mineral takviye edici filtreler de kullanılabilmektedir. Diğer bir metod ise doğadan elde edilen minerallerin nano teknoloji ile seramik küre şeklindeki kompozisyonda üretilmesi ile suya farklı özellikler kazandıran alkali antioksidan filtrelerdir. Burada elektrik kullanılmadığı gibi ön filtrasyondan sonra suya takviye alkali mineraller kazandırılarak PH seviyesi artırılır ve minerallerin doğadaki özelliklerini hızlı bir şekilde göstermesiyle su altıgen molekül yapısında döner ve antioksidan nitelik kazanır. 

Alkali su üreten cihazlar ve filtreler marka marka değişik kalitede su elde etmektedir. Alkali su cihazlarının fiyatları da özelliklerine ve sahip oldukları sertifikalara bağlı olarak farklılık göstermektedir. Genel olarak kıyaslama yapılacak olursa iki metodla üretilen alkali sular sağlık açısından son derece faydalıdır. Elektroliz yöntemi yapay bir method olup su elektrik akımları vasıtasıyla aktivasyon sürecine girer, + ve - yüklü iyonlar farklı haznelerde toplandığı için birbirinden bağımsız farklı iki karakterde alkali ve asidik su üretilir. Asidik su cilt için oldukça faydalıdır, el, yüz, ayak ve saç bakımında kullanılabilir kuvvetli okside gücü ile yaraları hızla iyileştirme ve antiseptik özellikleri vardır, hijyen yaratır. Ancak alkali su kısmında negatif değerlikli iyonlar kaybedildiğinden bu minerallerden fayda sağlanamaz. Doğadaki alkali sular içinde pozitif iyonlar olduğu gibi negatif iyonlar da vardır. Yapay bir proses olduğu için su aktivasyon sürecine girdikten kısa bir süre sonra eski haline dönmeye başlar. Genellikle iyonizer cihazlarında alkali su üretildikten yarım saat sonrasına kadar üretilen suyun tüketilmesi tavsiye edilir. Buzdolabında saklandığı vakit su özelliklerini yitireceğinden yaz aylarında ılık su içemeyenler için handikap oluşturmaktadır. Buna karşın iyonizer cihazlarında istenilen PH seviyesinde su elde etmek mümkündür. Bazı cihazlarda PH 3,4,5,6,7,8,9,10,11 gibi değerler elde etmek mümkündür. Yurtdışında özellikle Amerika, Kanada, Güney Kore, Japonya ve Çinde bu tip cihazlar medikal cihaz olarak kabul edilmiş ve bazı hastalıkların tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Tedaviler kür şeklinde sağlanıp doktor kontrolünde gerçekleşmektedir. Seramik kürecikler vasıtasıyla elde edilen alkali sular ise tamamen doğadaki sulara yakın bir özellik gösterir. Hatta seramik küreciklerle temas ederek aktive edilmiş su uzun bir süre etkisini yitirmeden özelliklerini muhafaza edebilmektedir. Yine de bu süre 1-2 gün ile sınırlıdır. Bu tip suları buzdolabında sakladığınız vakit özellikleri bozulmaz ancak kaynatıldığı vakit molekül yapıları değişeceğinden bazı özelliklerini yitirecektir. Aktive edilmiş sular için en uygun içim sıcaklığının oda sıcaklığı olduğu düşünülmektedir. Özellikle sabahları uyanır uyanmaz içilen iki bardak aktive edilmiş su vücuttaki toksinleri uzaklaştırdığı gibi hücrelerin çok ihtiyacı olduğu suyu da hemen karşılayacaktır. Bu şekilde normal bir insan günden güne bağışıklık sistemini rahatlıkla güçlendirebilmektedir. Son olarak alkali su cihazlarını fiyat bakımından da kıyaslayacak olursak doğadan elde edilen minerallerle üretilen antioksidan suyun daha uygun maliyetli olduğu açıkça görülmektedir. 

Biocera alkali iyonize su iyileştirme sistemleri

Kartuş Filtreler

Su arıtma cihazlarında kullanılan kartuş filtreler değişik amaçlara yönelik ve değişik ebatlarda olabilmektedir.

Çeşitli boy ve ebatlarda kartuş filtreler ve filtre kapları

Ebatlarına göre kartuş filtreler standart olarak 10inch, 20inch, 30inch, 40inch şeklinde sınıflandırılır. İşlevlerine göre sediment tutucu iplik ya da spun kartuş filtreler, organik bileşik, klor, ağır metal tutucu gibi granül aktif karbon ya da blok aktif karbon filtreler, sertlik giderici reçine filtreler, boş shell kap olarak adlandırılan kartuş filtre kaplarına birtakım minerallarin ilavesiyle spesifik olarak tasarlanan özel amaçlı demir mangan gideren filtreler, arsenik gideren filtreler olarak sıralanabilir. Kartuş filtreler ev tipi cihazlarda kullanıldığı gibi endüstriyel cihazlarda da yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. İhtiyaca uygun suyun üretilmesi maksadıyla ön arıtıcı olarak kullanılmaktadırlar. Kartuş filtrelerin en fazla kullanıldığı alan sediment tutucu olaraktır. Genelde sediment tutucu olarak endüstriyel uygulamalarda iplik sargılı kartuş filtreler, evsel tip uygulamalarda ise elyaf (spun) filtreler kullanılmaktadır. Bu filtrelerin süzme kapasiteleri 1 Mikron, 5 Mikron, 10 Mikron, 25 Mikron olarak değişmektedir. Yeraltı, kuyu suları oldukça fazla miktarda kum, çakıl, silis, kil gibi iri partiküller içerebilmektedir. Şebeke sularında borularla birlikte taşınan iri partiküller olabildiği gibi özellikle su kesilmelerinde boruların içinde çökelen iri partüküllerin suyun açılmasıyla kuvvetli tazzikle evlere kadar taşındığı çok görülmüştür. Bu gibi durumlarda kullanılacak kartuş filtreler hem cihaz hem insan sağlığı açısından çok faydalı olacaktır. Beyaz olan filtrelerin renginin kısa bir süre içerisinde koyu kahverengi renge dönüşmesi bir çok müşterimiz tarafından hayretle karşılanmış, daha önce banyo yaptıkları yemeklerinde kullandıkları suyun bu kadar kirlilik içerebileceğine inanamadıklarını dile getirmişlerdir. Evsel tipte en çok 10 inch boyutundaki kartuş filtreler kullanılmaktadır. Suyu süzme kapasitelerine göre de en çok 5 mikron filtreler kullanılmaktadır.

Akvaryumlar için geliştirilmiş reverse osmosis cihazıReverse osmosis sistemlerden önce ön arıtım olarak kullanılan kartuş filtrelerin en yaygın kullanım şekli 10 inch 5 mikron spun sediment filtre, 10 inch granül aktif karbon, 10 inch 5 Mikron blok aktif karbon şeklindedir. Bu tip kartuş filtreler bir filtre kabına ihtiyaç duyar ve kapasitesi dolduğu zaman yenisi ile değiştirilmesi gerekir. Yıkanabilir 10 inch plastik ve çelik olmak üzere 80-100Mikron mertebesinde süzüm yapabilen yıkanabilir kartuşlar da mevcuttur. Bunlar genellikle şebeke sistemlerinin girişinde kullanılır, eğer suda çok fazla iri partiküller mevcut ise yıkanabilir kartuş filtrenin kullanımı diğer filtrasyon sisteminin ömrünü uzatacağından ekonomi sağlamaktadır. Kartuş filtrelerin boyutu 10 inch olup genişlikleri 2,5inchdir. Daha kalın 4inch filtreler big blue filtre olarak adlandırılıp yaygın olarak 10 inch ve 20 inch boyutlarında kullanılmaktadır. Yine bu sistemler evlerde tesisat girişinde kullanılabilmektedir, ebatları büyük olduğu için daha fazla kirlilik tutma kapasitesine sahiptir. Endüstriyel alanda da kullanılan bu sistemlerin bir diğer alternatifi endüstriyel sistemler içerinde yer alan çoklu kartuş filtreleridir. Bu tip filtreler bir hazne içerisinde birden fazla kartuş filtrenin kombinasyonundan oluşturulmaktadır. Çok yüksek kapasitelerde dahi bu filtreler rahatlıkla kullanılabilmektedir. Bu tip sistemler ihtiyaç duyulan debiye ve suyun kirlilik durumuna göre tasarlanmaktadır. Kartuş filtreler ile yüksek kalitede filtrasyon gerçekleştirilebilmektedir.

Evsel tipte RO cihazlarından sonra kullanılan kullan at tipinde filtre kabına ihtiyaç duymayan kartuş filtreler de vardır, bunlara in-line kartuş filtreler denilmektedir. Bu tip filtreler genellikle son aşama olarak suyu tatlandırıcı görev üstlenirler. Hindistan cevizi kabuğu (coconut) hammaddeli aktif karbon in-line kartuş sudaki olumsuz tadı yok ederek suyu tatlandırır ve içimi hoş lezzetli bir hale getirir. Alkali filtreler suya kalsiyum, magnezyum, potasyum, sodyum gibi +2 değerlikli iyonların takviyesini yaparak suyun PH seviyesini yükseltir ve suyu alkali yapar. Antioksidan filtreler detoks(detox) olarak da adlandırılır suya bol miktarda negatif elektron ve uzak dalga boylu kızılötesi ışınlar (far infrared) yayarak suyu aktive eder ve suyun negatif ORP potansiyelini artırır. Böylece bu filtreden geçmiş suyu içnelerin bağışıklık sistemi günden güne güçlenerek hastalıklara karşı direnç kazanır. Infrared filtreler sadece uzak dalga boylu kızılötesi ışın yayarlar ve suyu aktive ederler. Mix-bed reçine diğer adıyla silikat reçinesi distile su elde etmek için kullanılır. Bu filtreden geçen suyun içerisindeki tüm anyon ve katyonlar tutularak neredeyse %100 saflık derecesine ulaşılır. Mikrosiemens cinsinden su değerleri ölçüldüğü vakit 0'a yakın sonuç verir. Bütün bu filtreler in-line tipi kartuş filtreler olup kullanım ömrü bittiği zaman atılarak yenisi ile değiştirilmektedir.  

Alkali Su

Alkali su nedir, alkali su nasıl yapılır. Alkali su ile alkali iyonize su arasında fark var mıdır? Alkali su içerek zayıflayabilmek olanaklı mıdır?

Alkali Su

Alkali su nedir

alkali iyonize suAlkali su nedir dediğimiz zaman PH kavramından söz etmemiz gerekecektir. PH sudaki hidrojen iyonlarının logaritmik cinsinden bir ölçüsüdür. Su bir çoğumuzun da  bildiği gibi hidrojen ve oksijen atomlarının etkileşmesi ile oluşmaktadır. Su içeriğinde bulanan maddeler hidrojen ve oksijen moleküllerinin birleşimine etki edebilmektedir. Sudaki hidrojen iyonlarının fazlalığı suyun asidik karakter göstermesine hidroksil (OH) iyonlarının fazlalığı da bazik (alkali) karakter göstermesine netice olmaktadır. PH değeri genel olarak logaritmik bir skala üzerinde değerlendirilmektedir. Bu skalada 0’dan 14’e kadar bir birim artan değerler bulunur. 0 ile 7 aralığı asit ortamını, 7 nötr, 7 ile 14 aralığı ise alkali ortamını ifade eder. PH değeri 0’a yaklaştıkça kuvvetli asit 14’e yaklaştıkça kuvvetli alkali özellik gösterdiğini söyleyebiliriz. Doğal yaşamdaki su döngüsünü takip ettiğimiz vakit istisnalar hariç olmak üzere genelleme yapacak olursak yağmur suları asidik, yüzeysel sular nötr, yeraltı suları ise alkali karakterdedir. Suların yapısı( moleküler bağları) iklimsel faktörler ve bulundukları ortamın mineral kompozisyonuna bağlı olarak çeşitlilik gösterebilir. PH skalası logaritmik olduğundan 1 birimlik değişimlerde bile büyük farlılıklar olduğuna dikkat edelim mesela PH 7 ile 8 arasında 10 kat, Ph 7 ile 9 arasında 100 kat fark vardır. Asit alkali arasındaki dengelenme oksijen miktarlarına bağlı olarak değişkenlik gösterdiğinden aralarında doğrusal bir bağlantı yoktur. Örneğin PH’ı 6 olan bir su ile PH’ı 8 olan bir suyu dengelemek için 1 bardak PH8 suya karşılık 10 bardak PH6 su kullanılmalıdır. Bu bakımdan ph değerleri arasındaki farklar önemlidir.

Bir suyun alkali su mu yoksa asidik su mu olduğu PH skalası ile belirlenebilmektedir. Suların PH derecelerinin çeşitlilik göstermesi ise çoğunlukla mineral kompozisyondaki farklılıklara bağlıdır. Ülkemizdeki suların çoğunluğunun PH değeri 6,5~8,5 arasında değişmektedir, yüzeysel baraj sularımız nötre yakın bir değerdedir.. Kanın PH derecesi 7,365’dir. Vücudumuz kandaki ph seviyesini sürekli bu değere getirmek için çaba harcamaktadır. Kandaki PH seviyesinin azalması ya da artması söz konusu değildir, değişiklik olması durumunda ölümle sonuçlanabilecek şekilde ciddi hasarlar ortaya çıkabilmektedir. Bu bakımdan beslenme yani diyetimizin önemi son derece öndemlidir. Asidik aralıkta olan besinleri sıklıkla tüktecek olursak vücudumuz asidik artıklar, alkali tarzda besinleri sıklıkla tüketecek olursak alkali artıklar oluşturacaktır. Bunun neticesinde genetik yapımıza da bağlı olarak çeşitli hastalıklara yakalanmamıza yol açabilirler. Öyleyse dengeli beslenmeden kasıt asit alkali seviyesinin ayarlanmasıdır. Beslenme uzmanlarının görüşü vücudumuz için gerekli olan kırmızı et gibi kuvvetli asidik gıdaların yanında birkaç çeşit kuvvetli alkali gıdaların tüketilmesi gerektiği şeklindedir. Sizin için özel olarak hazırlamış olduğumuz yiyecek ve içeceklerin PH skalasından faydalanarak diyetinizi ayarlayabilirsiniz.

iyonizasyon prensibi

Suyun sadece ve sadece alkali özellik göstermesi tek başına yeterli olamaz. Her alkali suyun antioksidan özellik göstermesi beklenemez. Özellikle yeraltı sularının kaynağında yeryüzüne ilk çıktığı anda ve akarsuları takip eden şelalerdeki su moleküllerinin yapısı evimize gelen dinlenmiş sulardan oldukça farklıdır. Su yeraltında ilerlerken çeşitli mineralleri de içerisine çözerek yoluna devam eder, enerji yüklüdür haraket eder ve yeryüzüne çıktıktan sonra kazanmış olduğu antioksidan gibi bazı özelliklerini hemen yitirmeye başlar. Bekleyen su zaman geçtikten sonra antioksidan yerine oksidan hale dönüşür. Antioksidan sular tüketildiği vakit molekül yapıları küçük olduğundan hücrelere nüfus etkisi diğer içtiğimiz sulara göre 3 kat daha hızlı gerçekleşir. Besinleri hücrelere iletme ve asidik artıkları, toksinleri vücuttan atma işlemi daha etkili ve çok daha hızlı bir şekidle gerçekleşir. Antioksidan özellik gösteren sular aynı zamanda “aktive edilmiş su”, “yaşayan su”, “canlı su” ingilizce olarak da “live water” “activated water” “ion water1 gibi isimlerle anılırlar. Hergün düzenli olarak antioksidan su tüketmek bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı direnç gösterebilmemizi sağlar. Amaç kaliteli su tüketmek olduğunda tek başına PH değerine bakıp alkali su diye adlandırmamak gerekir. Alkali su deyince aynı zamanda küçük molekül yapısıyla iyonize ve antioksidan nitelikli sular anlaşılmalıdır. Yurt dışında yayımlanmış olan birçok uluslarası makalede alkali su dan kasıt alkali iyonize sudur. Antioksidan özelliği tam olarak ifade etmese de ORP (Oxidation Reduction Potantial- Oksidasyon İndirgeme Potansiyeli) ile belirleyebilmekteyiz.

ORP bir nevi suyun depolanmış enerji seviyesini gösterir diyebiliriz. Negatif olan ORP değerleri suyun indirgenmiş halde olduğunu yani elektron çalma hırsızlarına karşı savaşacak bol miktardaki negatif iyonları ile bir potansiyel enerjisi olduğunu ifade etmektedir. Soluduğumuz havada bulunan aktif oksijen mükemmel bir elektron hırısızıdır. Hayatımızı devam ettirebilmek için ihtiyaç duyduğumuz havadaki aktif oksijen aynı zamanda vücudumuzdaki hücrelerden de elektron çalarak hücrelerimizin yapısını ne yazıkki bozmaktadır. Serbest radikaller diye adlandırdığımız elekton hırsızları vücudumuzda dolaşarak sağlıklı hücrelere saldırıda bulunarak hücre yapısını bozmaya çalışırlar. Tabiki vücudumuzda bu hırsızlarla mücadele etmeye çalışır. İşte bu noktada antioksidan suyu savaşan iki ordudan birisine 3-5 misli takviye kuvvet yapan savaşçı olarak tanımlayabiliriz. Antioksidan su vücudumuz tarafındadır, vücudumuzda yüzen mayın gibi dolaşan serbest radikalleri etkisiz hale getirir. Serbest radikallerden kaçınabilmenin imkanı yoktur. Soluduğumuz hava, yediğimiz yiyecekler, içtiğimiz içecekler, alkol, sigara, stres bol miktarda serbest radikal barındırır. Bu serbest radikaller astım, kanser, hipertansiyon, diyabet, kabızlık, alerji gibi rahatsızlıklara neden olmaktadır. Bu rahatsızlıkların tam net tedavileri henüz ortaya koyulamamıştır. Öyleyse yapabileceğimiz tek şey alkali su gibi iyonize olması kaydıyla serbest radikallere karşı savaşacak ordu sayısını artırmaktır.

 

Alkali su içerek zayıflamak mümkün müdür?

alkali su içerek zayıflayın

 

Bilim insanları fazla kilo (obezite) ile ilgili bir genin varlığını keşfettiler. Tek suçlu bu genmidir, bu geni yok ederek obezite hastalığından kurtulunabilir mi bilinmez ama insanlarının bir kısmının bu rahatsızlıktan yakındığı net bir gerçektir. Kararlı ve azimli bir çalışmayla yapılan spor ve diyet kombinasyonunda pek az insan başarılı olup normal kilolarına dönebilmektedir. Aşırı miktarda kilo aldıktan sonra normal kilolara dönmek çok zor olduğu gibi kilo kaybıyla estetik ve sağlık açısından başka sorunlarla da karşılaşılabilmektedir. Herşeyden önce obeziteyle mücadele için vücudumuzun sesini dinleme miz gerekir. Eğer hızlı bir şekilde kilo almaya müsait bir yapımız varsa diyetimizi buna göre muhakkak ayarlamamız gerekiyor.Neden kilo aldığımızı basit bir şekilde anlatacak olursak, yapımız alkali su içerek zayıflamak mümkündürgereği bizler hareket eden canlılarız. Bizi hareket ettirecek enerjiyi gıdalar ve içeceklerden sağlamaktayız. Eğer sağladığımız enerji ile harcadığımız enerji arasında büyük miktarlarda fark oluşursa vücutta genelde yağ asitlerinden kaynaklanan atık maddeler oluşur. Hücreler arasındaki tüm alışverişler kan aracılığı ile yapıldığından bu asitli maddeleri nötralize edebilecek alkali maddelere ihtiyaç duyulur. Bu alkali maddeler arasında suda bulunan kalsiyum, magnezyum, sodyum, potasyum gibi mineralleri sıralayabiliriz. Ancak bu minerallerin “iyonik formda” olması çok önemlidir. Alkali suda bol miktarda iyonik formda bulunan bu maddeler asidik artıkları nötralize ederek vücuttan atılımını sağlar. Hani derler ya “ne yapayım içtiğim su bile yarıyor” gerçekten de çok doğru ve önemli bir sözdür. Yapılması gereken çok basittir, içtiğiniz suya dikkat edeceksiniz! Alkali iyonize su içerisinde iyonik formda barındırdığı bol miktardaki mineraller vasıtası ile zayıflamanıza yardımcı olur. Ancak siz derseniz ki canım ne isterse yiyeyim üstüne de alkali su içeyim afiyet olsun ama bu sizin sağlığınız açısından faydalı olmayacaktır. Obezite problemi olsun olmasın dengeli beslenme, spor, aktif yaşama tarzı çok önemlidir bunlara dikkat ettiğiniz sürece dış faktörleri bir kenara koyarsak vücudunuzda hangi gen olursa olsun uzun ve sağlıklı yaşarsınız.