Sağlığımız için bilgilenelim

Genelde bir şeyin kıymeti kaybedilince daha iyi anlaşılır. Ancak bu sağlığımız için böyle olmamalı, çünkü sağlığımızı kaybettiğimiz zaman geri kazanma şansımız olamayabilir. Peki sağlığımız için dikkat etmemiz gereken en önemli husus nedir? Tabiki içtiğimiz ve temizlik için kullandığımız hayatın kaynağı olan sudur. Birleşmiş milletler dünya sağlık örgütü (who) bir deklarasyonunda diyor ki “eğer içtiğimiz ve kullandığımız sular iyi olursa kanser dahil tüm hastalıklardan %80 oranında kurtulmuş oluruz.” İnsan vücudunun %60-70 oranında sudan oluştuğunu hatırladığımızda bu deklarasyonun gerçekçiliği de ortaya çıkmış olur. Bizim yapmamız gereken iyi su içmenin yanında dengeli beslenerek ve spor yaparak bu oranı %100’e çıkarmak. Peki iyi suyu nasıl elde edeceğiz? Güney Kore’li ve Japon bilimadamları insanların 100 yaşın üzerinde hastalanmadan yaşadığı 5 ayrı bölgede (Pakistan Himalayalar’daki Hunza dağı bölgesi, Ekvator’daki Vilcamba, Gürcistan, Moğolistan ve Peru da bulunan özel yerler) yaptıkları incelemede hepsinin ortak bir özelliğe sahip olduklarının farkına varmışlardır. Bu ortak özellik içtikleri doğal olarak çıkan aktive edilmiş sudur. Bu sular bizim içtiğimiz doğal sulardan biraz farklıdır. Hücrelere nüfuzu 3 kat daha hızlı olan bu suların kaynama ve donma noktaları, viskoziteleri ve yüzey gerilim katsayıları normal sudan farklıdır. Bilimadamları yaptıkları çalışmalarda o bölgelerdeki suyun özelliklerini yeraltından geçerken çeşitli minerallerle temas sonucu kazandıklarının farkına varmışlardır. Uzun araştırmalardan sonra bu mineraller nano teknolojiyle çeşitli oranlarda birleştirilerek uzun yıllar (50-60 yıl kadar) etkisini kaybetmeyen, yapısını bozmayan son derece dayanıklı seramik kürecikler üretilmiştir. Bu seramik kürecikler ülkemizde Biocera tescilli markasıyla projelendirilip pazarlanmaktadır. Biocera su iyileştirme sistemleri antibakteriyel, antioksidan, negatif iyon, infrared, çözünmüş oksijeni artırma gibi mucizevi etkileriyle musluk suyunuzu tam anlamıyla şifalı su haline dönüştürmektedir. Sudaki yararlı mineralleri kaybetmemenin yanında minerallere faydalarını daha da artırıcı bir özellik kazandırmaktadır. Biocera su iyileştirme sistemlerini tercih ettiğinizde kesinlikle daha sağlıklı bir yaşam için büyük bir adım atmış olacaksınız. Ülkemizde saygın su arıtma firmalarının yanında meslekle alakası olmayan konusunda uzman mühendislerin çalışmadığı bir çok firma da (Örneğin süpürge satan bir şahıs firması bayilik alarak su arıtma sektöründe bilinçsizce çalışabilmekte…) vardır. Hayatın kaynağı olan su ile ilgili arıtma sistemi satın alırken bilinçli olalım ve bilinçli firmalarla çalışalım. Klasik arıtma sistemleri sudaki zararlı maddelerin dışında yararlı mineralleri de tamamen ortadan kaldırmaktadır. İhtiyaca göre doğru arıtma sistemini seçebilmek, fayda-yarar ilişkisini maksimum düzeyde tutup maliyeti minimuma indirgeyen optimum çözümleri üretebilmek ancak ve ancak uzmanlık işidir. Su hayattır, hayatımız değerlidir. Hayatımızla ilgili kararları uzmanına danışalım. Proses suyu hazırlamada elbette ters osmoz gibi cihazlar makinalar için faydalı olacaktır ancak vücudumuzun suyla birlikte alacağı minerallere gereksinimi tartışılmazdır. Bu bakımdan ters osmoz (reverse osmosis) sistemlerini kullanıyorsak muhakkak bir alkali ya da mineral filtre kullanmamız gerekir.

 

 

Su arıtma sistemi nasıl çalışır?

Su arıtma sistemleri manuel (elle) ya da otomatik olmak üzere iki farklı şekilde çalıştırabilir. Otomasyon sistemlerinde su kalitesini ölçen ölçüm cihazları ya da proje verilerine göre belirlenen zaman aralıklarında, debilerde devreye girip çıkan sistemler kullanılır. Arıtma sisteminin projesine göre işletme yapılır. Yanlış yapılandırılmış projelerde ve beklenilmeyen su kalitesi değişimlerinde arıtma tesisinin işletilmesinde bir takım sıkıntılar ortaya çıkabilmektedir. Öncelikle ihtiyaç duyduğumuz su kalitesi tesbit edilir. Ham su analizi gerçekleştirilerek ihtiyaç duyduğumuz su kalitesini sağlayacak arıtma ekipmanları projelendirilir. Burada arıtma sistemini projelendiren çevre mühendisinin tecrübesi ve bilgi birikimi çok önemlidir. Analiz verilerine göre ilk yatırım ve işletme maliyetleri düşünülerek optimum bir tasarım gerçekleştirilmelidir.

Ev tipi su arıtma cihazlarında ise yaygın olarak ters osmoz (reverse osmosis) sistemleri kullanılmaktadır. Ters osmoz sistemleri genel olarak ön arıtım filtreleri, ters osmoz mebranı ve tatlandırıcı post karbon filtreden oluşmaktadır. Son zamanlarda ise suya mineral takviye edici ve PH yükseltici alkali filtrelerin kullanımı oldukça artmıştır. Ön arıtım filtreleri mikron mertebesinde süzme sağlayan sediment filtreler ve sudaki klor ve organik bileşikleri tutabilen aktif karbon kombinasyonundan oluşmaktadır. Sudaki klor ters osmoz membranının yapısını bozmakta dolayısıyla işlevini yerine getirememesine neden olmaktadır. Genel olarak üçlü ön arıtım filtreleri 5 mikron spun sediment filtre, granül aktif karbon ve yine 5 mikron blok aktif karbon filtreden oluşmaktadır. Bu filtre grubu çoğu şebeke suları için yeterlidir. Şebeke sularının çok kirli olduğu bölgelerde ilave ön arıtıcı filtre grupları kullanılabilir. Evsel tip ters osmoz cihazlarında ters osmoz cihazları TDS değeri 500ppm'e kadar olan sularda çalışabilmektedir. Bunun üzerindeki değerlerde su analiz sonuçlarına göre demir-mangan giderimi, su yumuşatma gibi ilave ön arıtma teknikleri kullanılmalıdır.Ön arıtım filtreleri düzenli olarak kontrol edilerek tıkanıklıklara karşı önlem alınmalıdır. Şebeke sularında çok fazla kir, pas, çamur, kum gibi iri tanecikli moleküller mevcutsa 80 mikron yıkanabilir ön filtre kartuşu kullanmak faydalı olacaktır. Bu filtreler periyodik olarak değişitirilmek suretiyle asıl arıtma işlevini yapan ters osmoz membranı tıkanmalara karşı korunur. %90-99 verimle çalışan ters osmoz membranı sudaki çok küçük moleküllerin dahi geçişine izin vermez. Ters osmoz membran gözeneklerinden geçebilmesi için suyun yeterli basınçta olması gerekir. Şehir şebekelerinin çoğunluğu ters osmoz membranlarının çalışması için yeterli basınca sahiptir. Yetersiz olan bölgelerde pompalı cihazlar kullanılır. Pompalı cihazların alçak basınç switchi, yüksek basınç switchi, selenoid vana gibi yardımcı elemanları vardır. Alçak basınç switchi suların kesilmesi durumunda elektrik akımını keserek pompa aksamının susuz çalışmadan dolayı göreceği hasarı önler. Selenoid vana depodaki su dolduğu zaman giriş suyunu kapatarak üretimin durmasını sağlar ve atıksuyun boşalmasını önler. Vücudumuz için faydalı olabilecek mineraller alkali filtreler vasıtası ile ters osmoz membranından geçtikten sonra suya ilave edilir. Böylece su doğadaki kaynak sularına benzer özellikler kazanır. Doğadan elde edilen bu mineraller yüksek teknoloji ile birleştirilerek su içerisinde kolayca çözünmesi sağlanır. En son hindistan cevizi kabuğundan (coconut) üretilmiş aktif karbon filtreden geçen su olumsuz tatlardan kurtularak lezzet kazanır.

Su Arıtma Cihazının Zararları

       Bilinçsizce kullanılan her şey yararlı olacağı halde zararlı olabilir. Su arıtma cihazları da bilinçsiz kullanıldığı takdirde zararlı olabilmektedir. Su arıtma cihazları satın alırken dikkat edilmesi gereken en önemli konu satın alınan yerin teknik hizmet yeterliliğinin olabilmesidir. Günümüzde su arıtma cihazları oldukça popüler olmaya başlamış ve ticari kabiliyeti olan kişiler ticari çıkar amacaı sağlayabilmek için sektöre bilinçli bilinçsiz şekilde girmeye başlamışlardır. Yurt dışından ve de özellikle uzakdoğu ülkelerinden sertifikasız ve kalitesiz ürünleri getirip ülkemizde pazarlamaktadırlar. Özellikle internet üzerinden tüketiciyi cazip edebilecek çok uygun fiyatlara satışlar yapılabilmektedir. Genelde kullanışsız ve kalitesiz olan bu ürünler internette profosyonel pazarlama teknikleri ile birlikte göz alıcı web sayfaları ile tanıtılarak yoğun miktarda satışlar yapılmaktadır. Markasız olan bu ürünler uydurma markalarla pazarlanıp markanın adı kötüye çıkmaya başladığı anda marka ismi ve ilgili web sayfaları değiştirilerek tekrar pazarlanmaktadır. Tüketicinin internetten alışveriş yaparken dikkat etmesi gereken ilk şey ürünü pazarlayan firmanın kimliğinin ve iletişim bilgilerinin internet sitesinde açık bir şekilde belirtilmiş olması gerekliliğidir. Bu bilgileri vermeyen firmalardan daha doğrusu sözde firmalardan tüketici haklılığını koruyabilmek adına şiddetle uzak durulması gerekir.

       İkinci bir konu satın aldığınız su arıtma cihazı plastik bir meteryalden yapılmışsa içme suyu standartlarına uygun sertifikaya sahip olup olmadığıdır. Water Quality, FDA (food and drug administration), NSF (National Sanitation Foundation) gibi kuruluşlardan alınmış olan sertifikalar cihazınızı gönül rahatlığı ile kullanabilmeniz için önemlidir. Malzeme plastikten yapılmış ise muhakkak ki bir kullanım ömrü söz konusudur. Bunun için yetkili satıcınıza danışabilirsiniz.

       Üçüncü olarak dikkat edilmesi gereken husus giriş suyunuzun kalitesidir. Su arıtma cihazları her türlü suları arıtabilecek şekilde dizayn edilebilirler ancak evsel tipteki cihazlar genellikle şehir şebeke suları için üretilmiş olan cihazlardır. Eğer kuyu suyu kullanıyorsanız muhakkak kullandığınız suyun düzenli olarak analizini yaptırmalı ve içme suyu standartlarına uygunluğunu test etmelisiniz. Suyunuzda içme suyunuzda olmaması gereken konsantrasyonlarda kirletici maddeler (arsenik, bor, kurşun, civa, kadmiyum gibi ağır metaller ve toksik maddeler bakteriyolojik kirlilik olması durumunda cihazınızın suyu arıtmak konusunda etkili olup olamayacağını muhakkak satın aldığınız bayiye danışınız.

        Dördüncüsü ise arıtma cihazınızı kullanırken dikkat etmeniz gereken hususlardır. Suyunuzun kullanım miktarı ve kirlilik durumuna göre filtrelerinizi belirli periyotlarla değiştirmeniz gerekmektedir. Reverse osmosis (ters osmoz) sistemlerde ön filtreler membran filtreyi korumak maksadıyla kullanılmaktadır. Aşırı kirlilikten dolayı işlevini yitiren ön arıtım filtreleri membranı koruyamayarak su kalitesinin bozulmasına yol açabilir ve hatta bakteri üremesine neden olup musluk suyunuzdan daha kötü bir su elde etmenize neden olabilir. Filtreleri sağlığınız açısından belirli periyotlarla değiştirmeyi ihmal etmeyiniz. Filtre değişimlerinde filtre kaplarını ve su tankını dezenfekte ediniz. Cihazın borularını kontrol ederek gerekli gördüğünüz halde boruları da değiştiriniz. Borularda zamanla durgun haldeki su özellikle filtre değişimlerine riayet edilmediği zaman bakteriyolojik üreme için uygun bir ortam oluşturabilmektedir. Son zamanlarda piyasada mikroişlemcili suyun giriş ve çıkış özelliklerini analiz ederek sürekli kontrol eden, belirli aralıklarla ters yıkamalar yaparak bakteriyolojik kirliliğin önüne geçen ve filtre değişim zamanının geldiğini uyaran tipinde cihazlar da vardır ancak fiyatları oldukça yüksek olup fiyat/performans açısından düşük seviyelerde kalmaktadır.

       Beşinci olarak piyasada satılan reverse osmosis (ro) su arıtma cihazları genelde 5 filtreden oluşmaktadır. 3 adet ön arıtım filtresi çoğunlukla 5 mikron sediment, blok ya da granül aktif karbon, 1 mikron sediment şeklinde olup, 75 GPD membran filtre ve coconut bazlı tatlandırıcı aktif karbon filtreden oluşmaktadır. Klasik reverse osmosis sistemleri suyu %90-99 mertebesinde arıtabilmektedir. Kirletici maddelerin yanında kalsiyum, magnezyum, potasyum, sodyum, fosfor, demir gibi sağlığımız için faydalı olan mineraller de ne yazıkki zararlı maddelerle birlikte arıtılmaktadır. Bu hususta 6. aşama olarak mineral filtre ya da alkali filtre kullanılmasını kesinlikle tavsiye ederiz. Reverse osmosis sularının yapısı agresiftir. PH seviyesi genelde 7’nin altı olup asidiktir. Bu sular bizim diyetimiz için de uygun değildir. Zaten yoğun miktarda asidik yiyecekler tüketen vücudumuzdaki hücrelerimiz asidik artıkları uzaklaştırmak için oldukça fazla efor göstermektedir. PH seviyesi yüksek alkali sular tüketmenin diyetimiz açısından oldukça fazla olumlu yönleri olacaktır. Hücrelerimizi rahatlatan alkali suyun vücudumuzdaki toksik maddeleri uzaklaştırması çok daha kolay bir şekilde olmaktadır. Alkali suyun özellikleri vücudumuzdaki organik suyun özelliklerine yakındır. Kolay adapte olur ve hücrelere giriş çıkış hızları normal sulara göre 3 kat daha fazla olabilmektedir. Su içerisindeki mineraller de iyonik halde hazır bir şekilde hücrelere taşınırlar. Bu bakımdan su içerisindeki minerallerin zenginliği önemlidir. Eğer evinizde bir reverse osmosis sistemi kullanıyorsanız muhakkak 6. filtre olarak alkali filtreyi sisteminize ilave etmelisiniz. Mineralsiz bir su içmenin zararlarını uzun yıllar sonucunda görmeye başlayabilirsiniz bu bakımdan vakit kaybetmeden bir alkali filtre edinin.

 

       Kaliteli bir cihaz satın alıp yukarıda saydığımız hususlara dikkat ettiğiniz sürece su arıtma cihazlarının herhangibir zararı söz konusu değildir. İçtiğiniz su sağlık açısından diğer musluk suyu, şişe suyu, damacana suları gibi sulara kıyasla çok daha sağlıklı olduğu gibi ekonomik açıdan da uygun fiyatlı bütçenizi sarsmayacak şekilde su tüketebilmenize yardımcı olacaktır.

En İyi Su Arıtma Cihazı

En iyi su arıtma cihazı hangisidir, piyasada nerden bulabilirim nerden satın alabilirim? En iyi su arıtma cihazını seçerken birçok elektronik teknolojik üründe olduğu gibi bakmamız gereken iki önemli parametre vardır. Fiyat/performans ikilisi. Bir su arıtma cihazı en kaliteli malzemelerden üretilmiş olabilir, hatta altın ve pırlanta gibi değerli taşlarla süslemeleri olabilir, paha biçilmez konumda olabilir. Bu onu en iyi su arıtma cihazı yapmaz. En iyi olabilmesi için optimum şartları sağlaması gerekir. İhtiyacımız olan kaliteli suyu en uygun fiyata üretebilmesi gerekir. Bu bakımdan malzeme kalitesinden daha çok fiyat/performans ikilisi en iyi su arıtma cihazını belirlemede vazgeçilmezdir. Cihazın kendi fiyatından hariç filtre fiyatları ve birim su üretme maliyetleri de birlikte hesaplanarak göz önünde bulundurulmalıdır. Fiyat/performans söz konudu olduğunda piyasadaki en pahalı ve en ucuz cihazların optimum koşulları sağlamadıkları açıkça görülmektedir. En iyi cihaz kullandığınız suyun özelliklerine bağlı olarak kişiden kişiye de değişebilmektedir. Çok yaygın kullanılan reverse osmosis cihazlar su kalitesi iyi olan yerlerde ekstra maliyet ve su kalitesinin gereksiz yere düşmesine neden olacaktır. Öyleki ülkemizin bazı bölgelerinde sadece tortu filtresi ve aktif karbon filtre ile çok kaliteli ve sağlıklı bir içme suyu elde etmek mümkündür. Bu gibi yerlerde ters osmoz cihazlarının kullanılması suyun gereksiz yere fazladan kullanılmasına yol açabildiği gibi zengin minerallerden de yoksun olmasına neden olabilmektedir. Bu bakımdan en iyi su arıtma cihazı burada ikili filtre sistemi olurken bir başka yerde kesinlikle reverse osmosis sistemi olabilmektedir. Burada suyunuzun kalitesini bilmek önemlidir, suya göre seçilecek uygun bir cihazın işlevini tam olarak yerine getirmesi şartıyla piyasada en uygun fiyata bulacağınız cihaz en iyi su arıtma cihazı olacaktır.

En iyi su arıtma cihazı için piyasada yarışan markalar optisu arıtmadan ost, ihlas, waterlife, espring, comtech, naturel, waterbox, aqualine, spring water, türksu, aquatürk, ocean, dinamik, rainbow, rainsoft, bmb, bms olarak sıralayabiliriz. Hepsiburada, koçtaş, tekfen, metro gibi zincir marketlerde satılan ürünler daha ziyade uygun fiyatlı ikinci kalite ürünler olarak karşımıza çıkmaktadır. En iyi su arıtma cihazı fiyatını OST markasıyla Türkiye’nin ilk 7/24 online su arıtma alışveriş sitesinde inceleyebilirsiniz.

 



Ters Osmoz (Reverse Osmosis)

Osmos, binlerce yıldır bilinen doğal bir prosestir ve ro’nun temelini oluşturur. Yaşayan hücre duvarları doğal yarı geçirgen membranlar  dır. Hücre zarı dışında bulunan örneğin; yüksek miktarda su; hücra zarından süzülerek geçer ve zarın iki tarafındaki yoğunluğu ve basıncı eşitlemeye çalışır. Membranın yarı geçirgen doğal yapısı sayesinde suyun geçişi, çözünmüş minerallerin geçişine göre daha kolay olur. Az yoğun çözeltideki su, daha konsantre çözeltiyi seyreltmek ister. İki çözelti arasında konsantrasyon farkı ortaya çıkar ve osmotik basınç farkını belirler. Bu basınç farkından dolayı (2.31 fit su 1 psi’ye eşittir.) 1” kare başına 0.454 kg’lık basınç üniteleri yer değiştirir. Yani; 1000 mg/lt toplam çözünmüş farklılık 1 psi osmotik basınç farkına eşittir. Basınç, osmotik basıncı büyük olan konsantre solüsyona uygulandığı zaman suyun geçişi tersine döner ve ro kurulmuş olur. Membranın suyu geçirmedeki seçiciliği değişmemiştir. Sadece su ışının yönü değişmiştir. Böylece çözünmüş minerallerden suyun ayrıldığı su arıtım tekniği ortaya çıkmış olur.
Tuzun mekanizmasını ve suyun membrandan geçtiğini düşündüğümüzde, tam tuz eliminasyonunun neden olmadığı ve işletim şartlarının arıtımı ne kalitede etkilediği ortaya çıkar. Membranın suyun geçişine izin verirken, tuzları arkada tutması, tuzların çözeltida iyon halinde bulunmasından dolayıdır. Çözeltideki çözünmüş tuzlar katyon (+) veya anyonlar (-) halindedir. İyonlar membrana yaklaştıklarında, kendi doğal yüklerinin yansımasından dolayı reddedilirler. Aynı yükler birbirini iter tıpkı aynı kutupların birbirini itmesi gibi. Yüksüz olan su, membrandan geçerek süzülmüş tarafta yer alır. Katyonlar ve anyonlar çözelti içerisinde dolaşırlar ve bazen birbirleriyle temas edecek kadar yaklaşarak bireysel yüklerini boşaltırlar. Bunlar membrandan rahatlıkla geçerler. Tuzlu su tarafını sürekli durulamak, membranın tıkanmasını engellemek açısından önemlidir. Su, bütün tuzlarını bırakarak membrandan geçtiğinde, tuzlu su konsantrasyonu gitgide artar. Drenaj olmazsa, tuzlu su tarafındaki mineral konsantrasyonu, tuzun çözünmüş limitlerinin üzerine çıkar ve çökelti oluşturarak membran üzerinde tabakalaşır. Tuzlu su tarafındaki aşırı konsantrasyondan kaçınmak amacı ile nüfuz etme hacmi, düşük basınç sisteminde geri alınır. Besleme akımı hacminin, %30-60 oranında korunması ile sağlanır. RO ile arıtılacak sularda en önemli parametre şüphesiz TDS değeridir. TDS bize kullanılan hamsu hakkında net bilgiler vermektedir.

REVERSE OSMOSİS (TERS OSMOZ) CİHAZLARIMIZ

RO Membranlarının Yapıları ;

RO ünitelerinde kullanılan yarı geçirgen membranlar asimetrik yoğunlukta dizilmiş polimer tabakalarıdır. Bunlar çok yoğun ve ince bir bariyer tabakasına sahiptir.(1”/10 milyon inceliğinde) daha büyük gözenekli tabakalarla da desteklenmiştir. Tuz geçişini engellemek ve pratikte yeterli su akış oranını sağlamak için kullanılan madde selüloz asetat olmuştur ve halen de kullanılmaktadır. Örneğin polimerler yalnız kullanılırlar veya ince tabaka kompozit membran adıyla polisülfon ile birlikte kullanılırlar.

RO Operasyonu ;

Bütün ro’ların çalışma prensibi aynıdır. Besleme akımı membrandan geçerken süzülme gerçekleşir ve su membrandan geçerken mineraller dışarı taşınarak atılır.

Düşük Basınçlı Sistemler ;

Düşük basınçlı ro üniteleri genelde besleme basıncının 100 psig’den az olduğu sistemlerdir. Membrandaki basınç farkı azaltılınca su üretimi durur. Alınan tedbir,membrandaki çözünmüş konsantrasyon farkını azaltana kadar tuz geçişi devam edecektir, yüksek TDS suyu membranın süzülmüş tarafında ortaya çıkacaktır. Bu olay TDS krebi olarak tanımlanır.

Yüksek Basınçlı Sistemler ;

100 psig üzerindeki basınç pompalı donanımlar, yüksek basınçlı sistemler olarak sınıflandırılır. Gerçek operasyon basıncı, 100 – 1000 psig arasında değişir. Bu değişim seçilen membrana ve arıtılan suya göre belirlenir. Çoğul membran sistemleri düşünüldüğünde, her modül en az 1, en çok 6 membran içerir ve çapları 2.5 – 8” arasındadır. Süzme kalitesi, kapasite, debi, uzaklaştırma yüzdesi ve iyileştirme ile ilgili özel operasyon istekleri hedefe bağlıdır. Bunlarla ilgili dizayn bilgileri kullanılan membran ve pompa tipleriyle doğrudan alakalıdır.

Verimi Etkileyen Faktörler ;

RO ile elde edilen su kalitesi, membran tipi, operasyon basıncı, pH, hamsu karakteristiği ve sıcaklık gibi pek çok etkene bağlıdır. Ca, Mg ve sülfat gibi 2 değerlikli iyonlar, genel olarak Na ve Cl gibi tek değerli iyonlara göre daha etkili uzaklaştırılır. Bazı maddeler, örneğin borat pH’dan önemli oranda etkilenirler. Genelde yüksek pH’da verim artar.

Basınç ;

RO ’larda operasyon basıncı; besleme suyundaki toplam çözünmüş katılara ve istenen süzme basınç verimine bağlıdır. TDS, sistemin osmotik basıncına karar verir. 100 mg/lt TDS 1 psi’ye karşılık gelir. Besleme, osmotik basınç farkı ile süzme basıncı toplamından büyük olmalıdır. Bu yüzden deniz suyu arıtımı tuzlu suya göre çok daha yüksek basınç ister. Ek olarak basınç farkının artması, süzme kalitesini artırır. Tuz geçişi sabit iken, su basıncı artırılır ve daha yüksek kalitede su elde edilir. RO sistem basıncını artırarak, istenildiği kadar çok su elde edilebileceği düşünülse bile bu doğru değildir. Membran üreticileri max debiye göre, günlük su debisine ve yüzey alanına göre dizayn yaparlar. Bu, konsantrasyon kutuplaşması olarak bilinen, membran yanında mineral yapılmasından dolayıdır. Bundan başka, membranlar zamanla basınçtan dolayı sıkışırlar. Buda, içinden geçen suyun difüzyonunu yavaşlatır ve üretim oranı (debi) azalır.

Sıcaklık ;

Besleme suyu sıcaklığındaki artış, süzme akışını artırır, fakat süzme kalitesini etkilemez. Membran yapısının seçiciliğine bağlı olarak, bu ısı etkisi 1 fahrenheit başına % 1.5-2 olabilir. Sıcaklığın artması yanlızca, membranın özel operasyon maximumunun altında faydalı olur. Bunun üstüne çıkan sıcaklıklarda membran zarar görür.

İyileştirme Yüzdesi ;

Membranın çalıştığı iyileştirme yüzdesi direk olarak süzme kalitesini etkiler. Organikler, pirojenler(ateş), hücreler, virüsler ve bakteriler gibi iyonik olmayan bileşiklerin eliminasyonu filtrasyon prosesidir. Bakteri konsantrasyonunun çok yüksek olduğu durumlarda da süzme akımında bulunabilirler. Membran gözeneklerinden geçerken , buralara yerleştikleri kesin olmamakla birlikte, böyle olabileceği kabul edilir. Dolayısı ile ro öncesi bakteriyolojik arıtım yapılmalıdır.

Membran Ömrünü Etkileyen Faktörler ;

Dizayn performansını ortaya çıkartmak için, süzme kalitesi ve operasyon verimini düşüren faktörler göz önüne alınmalıdır. Alçaltma, inorganik, organik yada mikrobiyolojik üremeden dolayı ortaya çıkan üretimdeki azalmadır. Veya alçalma, membran yüzeyinde geri dönülemez hasarlardan dolayı olan su kalitesindeki düşüş anlamına da gelebilir.

İnorganik Kirlenme ;

En yaygın inorganik kirlenme problemleri, uygun ön arıtımın yapılması ile ortadan kaldırılabilir.

Askıda Katı Maddeler ;

Tipik filtrasyon ihtiyacı, delikli geçiş membranında max 5 micron büyüklük ve spiral sarılı membranlarda da besleme hızına bağlı olarak 25 micron veya daha küçüktür. Bulanıklık genelde 1 NTU dan küçük olarak düşünülür.

Bikarbonat Alkalinitesi ;

Bütün sular kalsiyum bikarbonat içerir ve kalsiyum karbonat formuna dönüşebilir veya en son aşamada çökelti oluşturabilir ve membranı tıkar. Bu problemden kaçınmak için; besleme suyu ya yumuşatılır yada kalsiyum karbonat çökeltisini önlemek amacıyla pH azaltmak için asitle arıtma yapılır. Genelde, küçük ro üniteleri yumuşatma, büyük ünitelerde pH kontrolü kullanır. Membran kalsiyum karbonatla tıkanmışsa, asitle yıkama yolu ile temizlenebilir. Hazırlanmış asitli yıkama aparatları, genel olarak sitrik asit veya fosforik asit ile yapılır.

Kalsiyum Sülfat ;

Kalsiyum sülfat suda sınırlı çözünürlükte bulunur. Eğer suda bulunuyorsa, besleme suyu, süzülme ile tuzlu su bölümünden geçerken, konsantrasyonu artar ve çökelti oluşturarak membranı tıkar. Besleme suyunun ön yumuşatma ünitesinden geçirilmesi veya antisikalantlarla arıtımı yapılır. Kalsiyum sülfatla tıkanan membranlar, asitle arıtılarak temizlenebilir. Kalsıyum sülfatı asitle uzaklaştırmak, kalsiyumkarbonata göre daha zordur.

Demir, Manganez, Silikat ve Kolloidal Madde ;

Sudaki çözünmüş demir hava ile temas ettiğinde demirhidroksit ve/veya demiroksit oluşturacak şekilde okside olur veya çökelir. Bu jelatinimsi bir çökeltidir ve membranı tıkar. Eğer demir miktarı 0.05 – 0.5 mg/lt arasında ise önarıtımla uzaklaştırılmalıdır. Demir tıkanması, korozyon ürünlerinden dolayı olabilir. Manganez, silikat, alüminyum ve kolloidal maddelerden kaynaklanan problemler de demir ile aynıdır.

Organik Kirlenme ;

Membran organik maddelerden dolayı tıkanırsa, deterjanla veya kostik soda ile temizlenebilir. TFC membranlarının, selülozik membranlara göre daha geniş pH aralığı toleransına sahip olduğundan, kolay temizlenebilir oldukları düşünülür.

Mikrobiyolojik Kirlenme ;

Selüloz asetat membranları mikrobiyolojik üremeyi desteklerken, poliamid tipi membranlar desteklemez. Her ikiside mikrobiyolojik kirlenme problemi ile karşılaşabilir. Selüloz asetat membranları, besleme suyunun klorlanması ile, bu kirlenmeden uzak tutulur. Poliamid membranları klorun oksidatif özelliğini tolare edemez. klorlanmış besleme suyu, sisteme girmeden önce arıtılmalıdır.

Oksidasyon ;

Öncelikle TFC membranları ile ilgilidir ve klora karşı dayanım olduğu zaman düşünülür. Bununla birlikte her oksiden aynı etkiye sahip değildir. Membran aşırı okside edici kimyasala maruz bırakılırsa sistem çöker ve kabul edilemez tuz geçişleri ortaya çıkar.

Hidroliz ;

Selülozik membranları ilgilendirir ve TFC’lerin oksidasyonu ile paralellik taşır. Aynı şekilde hidroliz ile sistem zarar görebilir ve aşırı tuz geçişi ortaya çıkar. Buda oksidasyonda olduğu gibi geri dönülemez bir zarardır. Membranın beslediği suyun pH’ı arttıkça, hidroliz daha çabuk ortaya çıkar. Genelde pH max 8 – 8.5 ile sınırlandırılır.

Polarizasyon (Kutuplaşma) ;

Membran, mineral konsantrasyonu çok farklı olan durgun iki çözeltiyi yanyana bulundurur. Bu konsantrasyon polarizasyonu olarak adlandırılır ve membran tipi için yapılan max süzme akışı ile membran üreticisi tarafından düzenlenir. Membran süzmesi, polarizasyon ne kadar çok sürerse o kadar çok olur.

Drenaj Bağlantısı ;

RO sistemi, besleme ve drenaj suyu arasındaki potansiyel geçiş bağlantısını temsil eder ve bu yüzden uygun drenaj bağlantısı, su besleme hattına hastalık yapıcı bakterilerin geçişini engelleyecek şekilde yapılmalıdır.

Yapı Malzemeleri ;

 

Modüller 200 psig’de çalışır ve tamamıyla plastik malzemedendirler. Plastik malzemenin sıcaklık limitleri, membranın sıcaklık limitlerini geçer. 400 psig ve üzerindeki çalışmada, bazı bölümler 304 paslanmaz çelikten, bronzdan veya pirinçten yapılır.

Su Arıtma Cihazları

Su arıtma cihazlarını sınıflandıracak olursak piaysada tezgahaltı ve tezgahüstü olmak üzere 2 grupta sınıflandırabiliriz. Niteliklerine göre de su yumuşatma, reverse osmosis (ters osmoz), mikrofiltrasyon, ultrafiltrasyon, nanofiltrasyon, alkali su arıtma olarak sınıflandırma yapabiliriz.

su arıtma cihazları sınıflandırması

Su yumuşatma sistemleri genel olarak kullanma amaçlı sular için tasarlanmış olup içme sularına yönelik uygun cihazlar değillerdir. İçme suları için ekstra özellikleri olan cihazların kullanılması gerekmektedir. Özellikle su yumuşatma kullanılan sistemlerde içme suyu eldesi için revers osmosis sistemler ve sonrasında alkali suların kullanımı önerilmektedir. Su yumuşatma cihazından sonra kullanılacak ultrafiltrasyon sistemi bakteri ve virüs dezenfeksiyonu açısından mükemmel ve ekonomik bir sistem olmakla birlikte içme suyuna yönelik uygun bir sistem olmamaktadır. İçilebilir nitelikteki sular için ön arıtım filtreleri ile beraber ultrafiltrasyon sistemi mineralleri kaybetmemesi özelliği ile mükemmel bir arıtma tekniği olmaktadır. İçme suyu amacına yönelik evsel ultrafiltrasyon sistemlerinde su kaybı olmamaktadır. Cihaz suyu filtrasyondan geçirdikten sonra olduğu gibi iletmektedir. Nanofiltrasyon sistemlerinde ise kullanılan teknolojiye bağlı olarak ters yıkama var olan sistemlerde az da olsa su kaybı yaşanabilmektedir. Evsel reverse osmosis cihazlarında ise %70’e yakın su kaybı yaşanmaktadır. İçme suyu şebekemiz çok kirli değilse ve özellikle arsenik, kurşun, kadmiyum, brom, bor, civa, aliminyum, bakır, kalay, krom, platin gibi ağır metaller su içerisinde yer almıyorsa reverse osmosis (ters osmoz) sistemlerinin kullanılmasının hiçbir anlamı yoktur. Bu sistemler yerine su kirlilik derecelerine bağlı olarak az kirliden çok kirliye doğru sırasıyla mikrofiltrasyon, ultrafiltrasyon, nanofiltrasyon ürünleri tercih edilebilir. Evimizde kullanma amaçlı olarak su yumuşatma sistemleri kullanılabilir ancak içme suyu için mikrofiltrasyon, ultrafiltrasyon, nanofiltrasyon teknolojilerinden birini kullanacaksak ayrı bir hattan cihaza su almamız faydalı olacaktır. Buna imkan yoksa su içerisindeki tuz iyonları yoğunluğu bakımından ters osmoz sistemlerinin tercih edilmesi gerekir. Ultrafiltrasyon ve nanofiltrasyon cihazları ülkemiz için çok uygun olmasına karşın ne yazıkki piyasada aynı sıklıkla bulunamamaktadır.

 

Piyasada su arıtma cihazlarını ost, ihlas, waterlife, espring, comtech, naturel, waterbox, aqualine, spring water, türksu, aquatürk, ocean, dinamik, rainbow, rainsoft, bmb, bms gibi markalarla bulabilirsiniz

Evsel Su Arıtma

Evsel su arıtma cihazları genellikle içme amaçlı olarak kullanılan su arıtma cihazları olarak tanımlanmaktadır. Bu amaçla piyasada çok çeşitli ürün bulabilmek mümkündür. Evsel su arıtma cihazlarının fiyatları çok çeşitlilik gösterebilmektedir. Evsel su arıtma cihazlarını öncelikle tezgahaltı ve tezgahüstü olmak üzere iki grupta sınıflandırabiliriz. Tezgahaltı cihazlar genellikle mutfaktaki evyenin bulunduğu banko altındaki dolaba yerleştirilmektedir. Buradaki yarım parmak temiz su hattından cihaza hat alınır ve atık su gideri de lavabo pis su giderinin bulunduğu hatta bağlanır. Tezgahaltı cihazlar ilk başlarda çok yer kaplamasıyla şikayet edildiyse de son zamanda çıkan kompakt cihazlar sayesinde bu yer kaplama sorunu ortadan kalkmıştır.

tezgahaltı su arıtma cihazı montajı

Cihazın kendine ait bir musluğu vardır, bu musluk banko delinmek suretiyle tezgahüstüne yerleştirilir. Cihazların montajı oldukça basittir, kullanım kılavuzundaki yönergeler izlenerek rahatlıkla montajı yapılabilir. Montaj için matkap, ingiliz anahtarı gibi aletlerin kullanılması gerekmektedir. En sık kullanılan tezgahaltı cihazlar 5 filtreli reverse osmosis (RO, ters osmoz) sistemleridir. 6. filtre olarak alkali filtrelerin kullanıldığı sistemler de vardır ve kesinlikle alkali filtreli ya da mineral filtreli sistemlerin kullanılmasını tavsiye etmekteyiz. RO sistemler sudaki arsenik gibi zararlı maddeleri alırken vücudumuz için faydalı olan mineralleri de sudan almaktadır. Su saflaştırıcı bir sistem olan RO’nun arıtmanın yanında bu özelliği bir dezavantaj teşkil etmektedir. Minerallerden yoksun bir suyun ph seviyesi de düşük olup asidik özellik içermektedir. Asidik su sağlıklı beslenme adına uyguladığımız diyete uygun değildir. Zaten beslenme tarzımız asidik tarafa daha yatkın olduğundan tüketilen içeceklerde alkali özelliklerin yoğun olması aranmalıdır. Alkali su diyetimiz için uygun olup sağlık açısından son derece faydalı olmaktadır. Su 5 filtreden geçip temizlendikten sonra 6. filtreden geçip vücuda yararlı olan minerallerin takviyesiyle alkali özellik kazanmaktadır. Cihaz musluğunu açtığınız zaman içilebilir hoş, taze ve sağlıklı bir alkali su üretmiş olursunuz.