Magnezyum

Müthiş Mineral Magnezyum

Vazgeçilmez Mineral “Magnezyum”  

Günlük hayatımızda şikayet ettiğimiz birçok rahatsızlığın, magnezyum eksikliğinden kaynaklandığını ve hatta yüksek seviyede magnezyum eksikliğinin, ölüme bile sebebiyet verebileceğini biliyor musunuz ?

 

Magnezyum, insan vücudu için hayati önem taşıyan 11 mineralden biri olup, enerji gerektiren tüm metabolik olayların yürütülmesinde başrolü oynamaktadır.

Aslında vücudumuz için gereken Magnezyum’u günlük diyetimiz ve içtiğimiz su ile almamız gerekir. Ancak tarımda hormon kullanımının yaygınlaşması, içme suyu olarak sert  suların tercih edilmemesi ve fast food  tarzı yiyeceklerin tüketimi ile ne yazık ki aldığımız magnezyum miktarı gün geçtikçe azalmakta ve tehlikeli seviyelere düşmektedir.

Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir araştırmada 1940-1994 yılları arasında 32 milyon kişinin Magnezyum eksikliğinden yaşamını yitirdiği ve toplumda Magnezyum eksikliği görülme oranının %10-20 arasında olduğu ortaya çıkmıştır

Magnezyum neden gerekli?

Magnezyum olmadan vücutta enerji dönüşümü olmaz, insanlarda  metabolik aktiviteler meydana gelmez. Magnezyum vücudumuzda  bir ön faktör gibi rol oynayarak 300 den fazla enzimatik reaksiyona girer. Kemiklerin güçlenmesini sağlar. Karbonhidrat metabolizmasında en temel görevleri alır. Canlıların yaşamında temel olan proteinlerin yapımından sorumludur.

Magnezyumun yaşamsal organımız  kalp  üzerinde de olumlu  etkileri vardır. Aritmilerin tedavisi ve kalp krizinin tedavisinde kullanılan magnezyum, kalp kasının kasılma şiddetini azaltır. Kalbin daha az enerji ve oksijen kullanmasını sağlar.  Başka bir deyişle Kalbin ekonomik çalışmasın sağlar.

Bu bilgiler ışığında  magnezyum eksikliğinin insan yaşamında son derece önemli olduğu gerçeği ortaya çıkmaktadır.Ancak günümüz koşullarında ne yazık ki doğal yollar ile bu eksikliği gidermek gün geçtikçe zorlaşmaktadır.

Yeterli seviyede magnezyum  alınmazsa ne olur ?
Kaslarda gerilmeler ve kramplar, sersemleme, konsantrasyon bozukluğu, sinirlilik, yorgunluk hissi, kadınlarda ağrılı adet,  ellerde iğnelenme hissi, uyuşukluk, migren, gerilim tipi baş ağrısı , bulantı, kusma ve çarpıntı gibi ortaya çıkan belirtiler vücudumuzda magnezyum eksikliğinin habercisi olabilir.

Kimin Daha Fazla Magnezyuma İhtiyacı Var ?

Yaşlılarda

Yaş ilerledikçe birlikte magnezyum alımında azalma ve atılımda artış görülebilir.Yaşlılığa eşlik eden hipertansiyon ve diyabet gibi hastalıklar kişilerin yaptıkları diyetle birlikte daha az magnezyum almalarına yol açmaktadır. Bu hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar ise vücuttan daha fazla magnezyum atılımına yol açmaktadır.Yine yaş ilerledikçe ortaya çıkan kemik erimesi (osteoporoz) riski dışarıdan magnezyum takviyesi ihtiyacını doğurur. Günlük magnezyum ihtiyacı, 65 yaş üstündekiler  için 350 mg.’ a kadar çıkmaktadır

Kadınlarda

Adet dönemi başlangıcında ve devamında alınan magnezyum takviyesi adet sancılarını azaltır. Ayrıca hamileler ve emziren kadınların çoğunlukla beslenme yoluyla kapatılamayan bir magnezyum ihtiyacı vardır. Hamileliğin sorunsuz geçmesi ve çocuğun sağlıklı gelişmesi için annenin yeterli miktarda magnezyum alması çok önemlidir.

Sporcularda

Spor faaliyetleri sırasında kas etkinliğinin artışına bağlı olarak magnezyum tüketimi artar. Öte yandan fazla terleme yoluyla da çok fazla magnezyum kaybettikleri için krampların oluşmasını önlemek ve performanslarını arttırmak üzere sporcuların magnezyum kaybını dengelemesi gerekmektedir.

Şeker hastalarında

Diyabetikler sık idrara çıktıklarından magnezyum kaybı da fazladır.

Bu kişilerin düşük kalorili beslenmeleri gerektiğinden artan magnezyum ihtiyacı da çoğu zaman karşılanamaz. Çarpıntı, titreme ve halsizliği önlemek üzere  magnezyum takviyesi gerekmektedir.

Kalp ve özellikle hipertansiyon hastalarında

Magnezyumun eksikliği kalp şikayetlerinin  ve kalp ritim bozukluklarının artmasına neden olabilir. Bunun yanısıra klinik çalışmalar, magnezyumun hipertansiyonu düşürdüğünü göstermektedir.

Magnezyum gereksinimi

Yetişkin bir kişinin günlük magnezyum ihtiyacı Dünya Sağlık Teşkilatı’na göre  300 mg. dır.  Ancak magnezyum ihtiyacı  özellikle hamile kadınlar ve emziren annelerde, iki katına kadar çıkabilmektedir. Gebelik döneminde görülen krampların çözümü magnezyumdur. Bu anlamda, sağlıklı çocuk doğumunda ve  gelişiminde magnezyum ihtiyacını kesinlikle gözden kaçırmamak gerekmektedir

Ayrıca magnezyum,  alkol tüketimi,  yoğun zihinsel faaliyetler, fiziksel stres ve stres durumlarında,  magnezyumun atılmasına neden olan ilaçların kullanımında magnezyum gereksinimi  artmaktadır. 

 

 

Kartuş Filtreler

Su arıtma cihazlarında kullanılan kartuş filtreler değişik amaçlara yönelik ve değişik ebatlarda olabilmektedir.

Çeşitli boy ve ebatlarda kartuş filtreler ve filtre kapları

Ebatlarına göre kartuş filtreler standart olarak 10inch, 20inch, 30inch, 40inch şeklinde sınıflandırılır. İşlevlerine göre sediment tutucu iplik ya da spun kartuş filtreler, organik bileşik, klor, ağır metal tutucu gibi granül aktif karbon ya da blok aktif karbon filtreler, sertlik giderici reçine filtreler, boş shell kap olarak adlandırılan kartuş filtre kaplarına birtakım minerallarin ilavesiyle spesifik olarak tasarlanan özel amaçlı demir mangan gideren filtreler, arsenik gideren filtreler olarak sıralanabilir. Kartuş filtreler ev tipi cihazlarda kullanıldığı gibi endüstriyel cihazlarda da yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. İhtiyaca uygun suyun üretilmesi maksadıyla ön arıtıcı olarak kullanılmaktadırlar. Kartuş filtrelerin en fazla kullanıldığı alan sediment tutucu olaraktır. Genelde sediment tutucu olarak endüstriyel uygulamalarda iplik sargılı kartuş filtreler, evsel tip uygulamalarda ise elyaf (spun) filtreler kullanılmaktadır. Bu filtrelerin süzme kapasiteleri 1 Mikron, 5 Mikron, 10 Mikron, 25 Mikron olarak değişmektedir. Yeraltı, kuyu suları oldukça fazla miktarda kum, çakıl, silis, kil gibi iri partiküller içerebilmektedir. Şebeke sularında borularla birlikte taşınan iri partiküller olabildiği gibi özellikle su kesilmelerinde boruların içinde çökelen iri partüküllerin suyun açılmasıyla kuvvetli tazzikle evlere kadar taşındığı çok görülmüştür. Bu gibi durumlarda kullanılacak kartuş filtreler hem cihaz hem insan sağlığı açısından çok faydalı olacaktır. Beyaz olan filtrelerin renginin kısa bir süre içerisinde koyu kahverengi renge dönüşmesi bir çok müşterimiz tarafından hayretle karşılanmış, daha önce banyo yaptıkları yemeklerinde kullandıkları suyun bu kadar kirlilik içerebileceğine inanamadıklarını dile getirmişlerdir. Evsel tipte en çok 10 inch boyutundaki kartuş filtreler kullanılmaktadır. Suyu süzme kapasitelerine göre de en çok 5 mikron filtreler kullanılmaktadır.

Akvaryumlar için geliştirilmiş reverse osmosis cihazıReverse osmosis sistemlerden önce ön arıtım olarak kullanılan kartuş filtrelerin en yaygın kullanım şekli 10 inch 5 mikron spun sediment filtre, 10 inch granül aktif karbon, 10 inch 5 Mikron blok aktif karbon şeklindedir. Bu tip kartuş filtreler bir filtre kabına ihtiyaç duyar ve kapasitesi dolduğu zaman yenisi ile değiştirilmesi gerekir. Yıkanabilir 10 inch plastik ve çelik olmak üzere 80-100Mikron mertebesinde süzüm yapabilen yıkanabilir kartuşlar da mevcuttur. Bunlar genellikle şebeke sistemlerinin girişinde kullanılır, eğer suda çok fazla iri partiküller mevcut ise yıkanabilir kartuş filtrenin kullanımı diğer filtrasyon sisteminin ömrünü uzatacağından ekonomi sağlamaktadır. Kartuş filtrelerin boyutu 10 inch olup genişlikleri 2,5inchdir. Daha kalın 4inch filtreler big blue filtre olarak adlandırılıp yaygın olarak 10 inch ve 20 inch boyutlarında kullanılmaktadır. Yine bu sistemler evlerde tesisat girişinde kullanılabilmektedir, ebatları büyük olduğu için daha fazla kirlilik tutma kapasitesine sahiptir. Endüstriyel alanda da kullanılan bu sistemlerin bir diğer alternatifi endüstriyel sistemler içerinde yer alan çoklu kartuş filtreleridir. Bu tip filtreler bir hazne içerisinde birden fazla kartuş filtrenin kombinasyonundan oluşturulmaktadır. Çok yüksek kapasitelerde dahi bu filtreler rahatlıkla kullanılabilmektedir. Bu tip sistemler ihtiyaç duyulan debiye ve suyun kirlilik durumuna göre tasarlanmaktadır. Kartuş filtreler ile yüksek kalitede filtrasyon gerçekleştirilebilmektedir.

Evsel tipte RO cihazlarından sonra kullanılan kullan at tipinde filtre kabına ihtiyaç duymayan kartuş filtreler de vardır, bunlara in-line kartuş filtreler denilmektedir. Bu tip filtreler genellikle son aşama olarak suyu tatlandırıcı görev üstlenirler. Hindistan cevizi kabuğu (coconut) hammaddeli aktif karbon in-line kartuş sudaki olumsuz tadı yok ederek suyu tatlandırır ve içimi hoş lezzetli bir hale getirir. Alkali filtreler suya kalsiyum, magnezyum, potasyum, sodyum gibi +2 değerlikli iyonların takviyesini yaparak suyun PH seviyesini yükseltir ve suyu alkali yapar. Antioksidan filtreler detoks(detox) olarak da adlandırılır suya bol miktarda negatif elektron ve uzak dalga boylu kızılötesi ışınlar (far infrared) yayarak suyu aktive eder ve suyun negatif ORP potansiyelini artırır. Böylece bu filtreden geçmiş suyu içnelerin bağışıklık sistemi günden güne güçlenerek hastalıklara karşı direnç kazanır. Infrared filtreler sadece uzak dalga boylu kızılötesi ışın yayarlar ve suyu aktive ederler. Mix-bed reçine diğer adıyla silikat reçinesi distile su elde etmek için kullanılır. Bu filtreden geçen suyun içerisindeki tüm anyon ve katyonlar tutularak neredeyse %100 saflık derecesine ulaşılır. Mikrosiemens cinsinden su değerleri ölçüldüğü vakit 0'a yakın sonuç verir. Bütün bu filtreler in-line tipi kartuş filtreler olup kullanım ömrü bittiği zaman atılarak yenisi ile değiştirilmektedir.  

Su Yumuşatma Sistemleri

Su yumuşatma cihazları ham suda bulunan kalsiyum ve magnezyumu sudan uzaklaştırır. sonuçta bu işlemi yapan mineral tankında bulunan katyonik reçinedir. Basit iyon değişim prensibi ile çalışan bu reçineler, sularda bulunan Ca ve Mg iyonlarını yakalar ve bunların yerine reçine yapısındaki Na iyonlarını bırakır. Reçinenin doyması dediğimiz; Na iyonlarının tükenmesi durumunda ise sistem tuzlu su ile rejenere edilerek tekrar servise alınır. Su yumuşatma sistemleri aynı zamanda 1 mg/L ‘den fazla demir ve manganezi de yakalar. Fe ve Mn ‘ın 1 mg/L ‘den fazla olduğu sularda, yumuşatıcı ünitenin sağlıklı çalışabilmesi için ön arıtım yapılması gerekmektedir.

Sert sudan kaynaklanan problemler ;

Sert su, daha fazla endüstride sorunlara yol açar. En büyük sorun ise kazanlarda kireç tabakaları oluşturarak, ısı kayıplarına neden olmasıdır. Başka bir sorunda sert suların proseste (ürünlerde) kullanılmasıdır. Sudaki kireç oranı, ürünün kalitesini bozmakta yada istenen kaliteye ulaşmak için daha fazla kimyasal harcanmasına neden olmaktadır. Evsel kullanımlarda ise; sert su ile yıkanan giysiler, zamanla, solar ve sertleşir. Sabun köpürmez. Ev aletleri de sert sudan etkilenirler. Isıtıldıklarında kalsiyum karbonat ve magnezyum karbonat sudan ayrılır ve ısıtıcılar içinde birikirler. Zamanla cihaz, aynı ısıya ulaşabilmek için daha çok enerji harcar ve ömrü kısalır. Aynı zamanda sert su kullanılan malzemeleri aşındırır ve tıkar.Yumuşatma sistemi dizaynında dikkat edilmesi gereken hususlar;

Kullanılacak olan mineralin adsorbe katsayısı ve buna bağlı olarak gerekli mineral miktarı,
Mineral tankının büyüklüğü,
Otomasyon sistemi (Tekli sistem, dublex sistem, triplex sistem, zaman kontrollü vb.)

Günümüzde en çok kullanılan su yumuşatma yöntemi; kuvvetli katyonik reçinelerle yapılır. Rejenerasyonu Na (sodyum) iyonu ile yapılan bu sistemde ham suyun reçine yatağından geçişinde Ca (Kalsiyum) ve Mg (Magnezyum) iyonları Na iyonları ile yer değiştirir. Genel Rejenerasyonda 100 gr NaCl /lt. reçine kullanıldığında 1 ppm CaCO3 sertlik kaçağı olur. 200 gr NaCl /lt. reçine kullanıldığında 0,5 ppm CaCO3 sertlik kaçağı olur. 250 gr NaCl /lt. reçine kullanıldığında 0,35 ppm CaCO3 sertlik kaçağı olur. Bu sistemler de; tekli, dublex ve triplex olmak üzere üçe ayrılır, aşağıda bu cihazlara ait teknik özellikleri görebilirsiniz. Sistemlerde hamsu sertliği, saatlik ve günlük debiler çok önemlidir. Sistem ihtiyaca göre dizayn edilirken hangi sistemin daha ekonomik olduğu kontrol edilmelidir.

Su yumuşatma sistemlerinde de diğer sistemlerde olduğu gibi PE gövdeli tanklar yada epoksi kaplı çelik tanklar kullanılmaktadır. Sistemlerde değişen tek nokta ise otomasyon sistemlerinin çalışma prensipleridir. Zaman kontrollü, hacim kontrollü, elektronik panel kontrollü (mikroprosesör), pnömatik yada manuel olabilen bu sistemler her iki tank modelinde de kullanılabilmektedir.

Su Yumuşatma Sistemleri Teknik Özellikleri:

 

Tekli Sistemler ; Bir otomasyon valfi ve bir gövdeden oluşan bu sistemde birde tuz tankı bulunmaktadır. Genel olarak sertliği 30 Fr değerinin altında olan sularda yada su kullanımın az olduğu noktalarda tercih edilir. Dublex Sistemler ; Bir otomasyon valfi ve iki gövdeden oluşan bu sistemde birde tuz tankı bulunmaktadır. Daha yüksek debi ihtiyaçlarında ise, sistem iki otomasyon valfi, iki gövdeden oluşur ve iki tuz tankı bulunur. Bir cihaz serviste yumuşak su verirken diğer cihaz geri yıkama (rejenerasyon) yapmaktadır. Genel olarak sertliği 30 Fr değerinin üzerinde olan sularda yada saatlik tüketimin yüksek olduğu sularda tercih edilir. Triplex Sistemler ; Üç otomasyon valfi ve üç gövdeden oluşan bu sistemlerde; iki cihaz serviste iken bir cihaz geri yıkama yapmaktadır. Sertliğin ve debinin çok yüksek olduğu noktalarda yada saatlik debinin iki dublex sistemle karşılandığında ekonomik olmadığı noktalarda tercih edilir.