Su Arıtma

Su Arıtma (29)

Su arıtma sistemlerine genel bakış, su arıtma cihazı seçimi, optimum su arıtma cihazını bulma

Endüstriyel Su Arıtma Hakkında faydalı bilgiler

Kum Filtreleri

Kum filtrelerinin ana maddesi quartzantrasit gibi maddelerden oluşur. Tüm sularda en belirgin kirlenme parametresi olan bulanıklık; suda askıda katı madde, organik madde, silis, tortu vb olduğunu göstermektedir. Bu kirleticiler arasında belirgin bir çapa sahip olanlar fiziksel tortu filtrasyon üniteleri ile arıtırız. Sularda bulunan bir çok kirletici ise, doğrudan filtrasyon ile sudan uzaklaştırılamaz. Bu kirleticiler genellikle okside edilerek, yada bazı kimyasallarla yumaklaştırılarak filtrelere alınırlar. Danecik çapları büyüyen kirleticiler böylelikle daha kolay ve yüksek bir verimde arıtılmış olurlar. Tortu filtreleri de tüm teknolojik ekipmanlar gibi tamamen doğadan esinlenerek bulunmuş ve geliştirilmiştir. Toprakta değişik katmanlarda süzülerek yeraltına ulaşan suların bulanıklık ve tortu içeriği yönünden yüzey sularına göre daha temiz olduğu görülmüş ve sular toprak katmanlarında filtre edilmeye başlanmıştır. Bu teknoloji bugün kullandığımız tortu filtrelerinde 5 –6 katmanlı kum filtrelere, antrasit yada quartz minerali kullanımına gelmiştir.

Kum filtreleri iki ana kolda incelenebilir.
1- Açık Kum Filtreleri
a- Hızlı Kum Filtreler
b- Yavaş Kum Filtreler
2- Basınçlı Kum Filtreleri

Açık kum filtrelerinde; yavaş kum filtreleri dizaynı için geçiş hızı 0,4 m/saat iken, hızlı filtrelerde bu hız 5 m/saat ile 10 m/saat arasında değişmektedir. Basınçlı kum filtrelerinde ise bu hız 20 m/saat e kadar kabul edilmektedir (sudaki kirlilik yüküne bağlı olarak) ...Water Supply And Sewerage(pgs. 203-205) Günümüzde ise basınçlı kum filtreleri daha fazla tercih edilmektedir. Bunun başlıca nedeni ise basınçlı kum filtrelerinde gerekli olan yüzey alanının daha düşük olması ve sistem kontrolünün daha kolay olmasıdır. Tam otomatik tortu filtresi dizayn ederken, en önemli noktalar aşağıda belirtilmiştir.

Su kirliliği (gerekli ise ön arıtma kullanılması)
Geçiş hızı (saatlik debi / mineral tankı kesit alanı)
Yatak kabarma yüksekliği (geri yıkamadaki gerekli su debisi ve basıncı)
Saatlik pik debi (otomasyon dizaynı için)

Tortu filtreleri de diğer tüm arıtma sistemlerinde olduğu gibi otomatik olarak çalışmaktadır. Bu filtrelerin otomasyonunu ise farklı yollar ve ekipmanlarla sağlayabiliriz. Ülkemizde bu sistemler için en çok kullanılan otomasyon yöntemi; Fleck, Sieta, Autotrol vb otomasyon valfleridir. Ancak, özellikle saatlik debiler yükseldiğinde pnömatik sistemler alternatif oluşturmaktadır. Sistemler için kullanılan mineral tankların yapısı ise; karbon çelik, paslanmaz çelik, polyglass, FRP, kompozit, vb olmaktadır.

Su arıtma sistemi nasıl çalışır?

Su arıtma sistemleri manuel (elle) ya da otomatik olmak üzere iki farklı şekilde çalıştırabilir. Otomasyon sistemlerinde su kalitesini ölçen ölçüm cihazları ya da proje verilerine göre belirlenen zaman aralıklarında, debilerde devreye girip çıkan sistemler kullanılır. Arıtma sisteminin projesine göre işletme yapılır. Yanlış yapılandırılmış projelerde ve beklenilmeyen su kalitesi değişimlerinde arıtma tesisinin işletilmesinde bir takım sıkıntılar ortaya çıkabilmektedir. Öncelikle ihtiyaç duyduğumuz su kalitesi tesbit edilir. Ham su analizi gerçekleştirilerek ihtiyaç duyduğumuz su kalitesini sağlayacak arıtma ekipmanları projelendirilir. Burada arıtma sistemini projelendiren çevre mühendisinin tecrübesi ve bilgi birikimi çok önemlidir. Analiz verilerine göre ilk yatırım ve işletme maliyetleri düşünülerek optimum bir tasarım gerçekleştirilmelidir.

Ev tipi su arıtma cihazlarında ise yaygın olarak ters osmoz (reverse osmosis) sistemleri kullanılmaktadır. Ters osmoz sistemleri genel olarak ön arıtım filtreleri, ters osmoz mebranı ve tatlandırıcı post karbon filtreden oluşmaktadır. Son zamanlarda ise suya mineral takviye edici ve PH yükseltici alkali filtrelerin kullanımı oldukça artmıştır. Ön arıtım filtreleri mikron mertebesinde süzme sağlayan sediment filtreler ve sudaki klor ve organik bileşikleri tutabilen aktif karbon kombinasyonundan oluşmaktadır. Sudaki klor ters osmoz membranının yapısını bozmakta dolayısıyla işlevini yerine getirememesine neden olmaktadır. Genel olarak üçlü ön arıtım filtreleri 5 mikron spun sediment filtre, granül aktif karbon ve yine 5 mikron blok aktif karbon filtreden oluşmaktadır. Bu filtre grubu çoğu şebeke suları için yeterlidir. Şebeke sularının çok kirli olduğu bölgelerde ilave ön arıtıcı filtre grupları kullanılabilir. Evsel tip ters osmoz cihazlarında ters osmoz cihazları TDS değeri 500ppm'e kadar olan sularda çalışabilmektedir. Bunun üzerindeki değerlerde su analiz sonuçlarına göre demir-mangan giderimi, su yumuşatma gibi ilave ön arıtma teknikleri kullanılmalıdır.Ön arıtım filtreleri düzenli olarak kontrol edilerek tıkanıklıklara karşı önlem alınmalıdır. Şebeke sularında çok fazla kir, pas, çamur, kum gibi iri tanecikli moleküller mevcutsa 80 mikron yıkanabilir ön filtre kartuşu kullanmak faydalı olacaktır. Bu filtreler periyodik olarak değişitirilmek suretiyle asıl arıtma işlevini yapan ters osmoz membranı tıkanmalara karşı korunur. %90-99 verimle çalışan ters osmoz membranı sudaki çok küçük moleküllerin dahi geçişine izin vermez. Ters osmoz membran gözeneklerinden geçebilmesi için suyun yeterli basınçta olması gerekir. Şehir şebekelerinin çoğunluğu ters osmoz membranlarının çalışması için yeterli basınca sahiptir. Yetersiz olan bölgelerde pompalı cihazlar kullanılır. Pompalı cihazların alçak basınç switchi, yüksek basınç switchi, selenoid vana gibi yardımcı elemanları vardır. Alçak basınç switchi suların kesilmesi durumunda elektrik akımını keserek pompa aksamının susuz çalışmadan dolayı göreceği hasarı önler. Selenoid vana depodaki su dolduğu zaman giriş suyunu kapatarak üretimin durmasını sağlar ve atıksuyun boşalmasını önler. Vücudumuz için faydalı olabilecek mineraller alkali filtreler vasıtası ile ters osmoz membranından geçtikten sonra suya ilave edilir. Böylece su doğadaki kaynak sularına benzer özellikler kazanır. Doğadan elde edilen bu mineraller yüksek teknoloji ile birleştirilerek su içerisinde kolayca çözünmesi sağlanır. En son hindistan cevizi kabuğundan (coconut) üretilmiş aktif karbon filtreden geçen su olumsuz tatlardan kurtularak lezzet kazanır.

TDS Nedir?

TDS kelime anlamı ile ingilizce bir kelime olup "Total Dissolved Solids" yani "Toplam Çözünmüş Katı Madde Miktarı" manasına gelmektedir. Su içerisinde çözünmüş katıların varlığıile maddesel olarak bize bilgi verir. Bazı su arıtma cihazı satan firmalar ve şahıslar TDS metre ölçüm cihazları ile vatandaşa yanlış bilgiler vermektedir. Hatta bazıları telefonla randevu alıp "suyunuzun ücretsiz analizini yapacağız" diyerek TDS cihazı ile ölçüm yapıp elektoliz cihazı ile suyu bulanıklaştırarak analiz yaptıkları zannetmedikler ya da halkı bu şekilde kandırmaya çalışmaktadırlar. TDS cihazı suda bir analiz yapmaz, sadece çözünmüş katı maddelerin miktarı hakkında bilgi verir. Bu maddelerin tek tek yararlı mı zararlı mı hangi oranlarda suyun içerisinde bulunduğu hakkında en ufak bilgi vermez. PPM (past part million) milyon da bir konsantrasyon cinsinden toplam çzöünmüş katı madde miktarını verir. Bazı firmalar literatürde olmayan bir sınıflandırma keşfedip suyunuzun TDS değerleri 0-15 arasında ise iyi, 15-50 ise orta, 50-100 ise kötü, 100'ün üzerinde ise çok kötü gibi saçma sapan bilgiler sunabilmektedir. Hiçbir bilimsel çalışmada böyle bir sınıflandırma şekli yoktur bunlar tamamen uydurmacadır. Reverse osmosis cihazları aynı zamanda suyu saflaştırıcı cihazlardır. Reverse osmosis cihazından çıkan bir suyun TDS değerinin 0-15 aralığında olması o suyun kaliteli bir su olduğunu göstermez, daha doğrusu kalitesi ile ilgili bilgi vermez. Böyle bir sınıflandırma tahmin edilebileceği gibi reverse osmosis cihazlarının satışının arıttırılması maksadıyla bilinçsiz ve bilgisizce yapılmıştır. Bu tip yanlış uygulamalar ortaya çıkınca halkın su arıtma cihazlarına özellikle de reverse osmosis sistemlerine bakış açısı farklılaşabiliyor ve olumsuz sonuçlar ortaya çıkabiliyor. Temiz su kaynağı bulmak gitgide güçleşiyor, reverse osmosis sistemleri de gelecekte temiz su elde etmek için vazgeçilmez yöntemlerden biri olacaktır.

TDS sonuçları kıyaslanarak iki cihazın iyi çalışıp çalışmadığı hakkında da yorum yapılamaz. Aynı marka iki cihaz faklı TDS sonuçları verebilmektedir. Burada giriş suyu TDS miktarı da önemlidir. Örneğin giriş suyu TDS'i 120 olan bir cihaz %95 verimle çalışıp 6ppm değerini verirken 480 olan bir cihaz yine %95 verimle çalışıp 18ppm değerini verebilmektedir. TDS değerini yalnıza giriş suyu kalitesi de etkilemez, membran üretimi, su basıncı, su sıcaklığı gibi faktörler de  TDS değerlerini etkileyebilmektedir. Aynı apartmanda farklı sonuçlara rastlamak mümkün olabilmektedir. Reverse osmosis cihazları çok küçük gözenek yapısına sahip olduğundan şebeke sularındaki kirlilikler zamanla bu gözenekleri tıkamaya başlar. Dolayısıyla reverse osmosis cihazlarında zamanla verim kaybının yaşanması çok normaldir. Suyun kirlilik durumuna ve tüketilen su miktarına bağlı olarak değişmekler birlikte ortalama her yıl reverse osmosis cihazlarının %25 verim kaybı ile çalıştıklarını söyleyebiliriz. Cihazı ilk satın aldığınız zaman ile 1 yıl sonraki zaman süreci içerisinde su kalitesi farklılık gösterecektir. 

Cihaz verimini ölçebilmek için TDS metre denilen TDS ölçüm cihazları geliştirilmiştir. El tipi TDS metreler reverse osmosis cihazı olanlar tarafından sıklıkla kullanılmaktadır. Burada çeşme suyundan numune alınarak TDS miktarı saptanır, cihazın çeşmesinden alınan su ile de ikinci TDS değeri tesbit edilir. Çeşme suyu TDS değerinden cihaz çeşmesindeki TDS değerini çıkarıp çeşme suyundaki TDS değerine böldüğümüz vakit cihazın verimini bulmuş oluruz. Bu verim ilk başlarda %90-99 oranlarında iken zamanla düşmeye başlayacaktır. Suyunuzda ağır metaller, toksik meteryaller gibi kirletici maddeler yoksa membran değişimini %50 verim kaybı gerçekleşene kadar bekletebilirsiniz. 

Giriş suyu TDS değerleri mevsimsel olarak da farlılık gösterebilmektedir. Baraj, göl, nehir gibi yüzeysel sular yaz aylarında buharlaşarak içeriğindeki toplam çözünmüş katı madde konsatrasyonu otomatik olarak artar. Yeraltısularından elde edilen sularda da mevsimsel olarak farklılıklar yaşanabilmektedir. TDS değerleri kıyaslanırken mevsimsel değişimler de gözönüne alınmalı cihaz verimi giriş suyu TDS değerleri TDS metre ile ölçülerek kontrol edilmelidir. 

Akvaryum su arıtma

Akvaryum su arıtma konusunu iki ana başlıkta inceleyebiliriz. Birincisi akvaryum içi su arıtma (mekanik, biyolojik arıtma) ikincisi ise akvaryuma konulacak suyun elde edilmesi için yapılan arıtma işlemidir. 

Akvaryum içi arıtma iç ve dış filtreler vasıtası ile yapılmaktadır. Akvaryum tankının hacmine göre çeşitli ebatlarda olan iç ve dış filtreler çeşitli debilerde suyu çevrim yaparak mekanik ve biyolojik arıtma gerçekleştirmektedir. Balıkların sağlıklı yaşayabilmesi için akvaryum suyunun temiz ve doğadaki şartlara yakın olması gerekmektedir. Akvaryumlarda karşılaşılan en sık problem çözünmüş oksijen eksiklidir. Fanus gibi havalandırma yapılmayan akvaryumlarda çözünmüş oksijen problemi oldukça sık yaşanır ve bu tip akvaryumlarda sık su değişimi yapılması gerekir. Akvaryum suyu içerisinde çeşitli görevleri bulunan faydalı bakteriler de yer almaktadır. Bu bakterilerin kaybolmaması için akvaryum temizliği asla komple bir şekilde yapılmaz. Yapılan en yaygın yanlış uygulama balıkların bir kovaya alınıp, akvaryum tankının tepeden tırnağa temizlenmesidir. Buradaki faydalı bakteriler yok olup tekrar aynı ortamın sağlanması için uzun süreler beklenmesi gerekebilmektedir. Bu süre zarfında balıklar adapte olamayıp ya da zararlı bakterilerin baskın gelip çoğalması sonucu ortam habitatı değişip balık ölümlerine rastlanabilmektedir. 

Akvaryumda su arıtmayı sağlayan iç filtreler genelde sünger yapıda olmaktadır. Su çevrimi sağlayan motor akvaryum suyunu sürekli olarak filtre ederek kirliliklerden arınmasını sağlar. Sünger kaba partikülleri tuttuğu gibi bakterilerin üremesi için de uygun bir ortam oluşturur. Burada konumlanan bakteriler fazla yemleme ve balık dışkılarındaki amonyak nitrat gibi zararlıları azota dönüştürerek doğada gerçekleşen azot döngüsünü hızlı bir biçimde sağlar. Filtre suyu verirken aynı zamanda havalandırarak verir böylece çözünmüş oksijen seviyesinin de düşmemesi sağlanmış olur. Zaman içerisinde doygunluğa ulaşan filtre temizlenmeli belli periyotlarla da dip çekimi yapılarak akvaryum suyu tazelenmelidir. Dip çekiminin 1/3 oranını geçmemesine dikkat edilmelidir. Akvaryum içerisine konulan su bol oksijenli, taze, yabancı maddelerden arınmış ve klorsuz olmalıdır. Su sıcaklığı da akvaryum suyu sıcaklığına yakın bir değer olmalıdır. 

Dış filtreler akvaryum suyunu arıtmada büyük tanklarda tercih edilmektedir. Büyük tanklarda su değerlerini sağlamak küçük tanklara göre nispeten daha kolay olmaktadır. Dış filtreler katmanlı yapıları ile çok daha spesifik bir arıtma gerçekleştirirler. Seramik, bioball, substrat, siporax, matrix, aktif karbon, zeolit, sünger, elyaf gibi malzemeler dış filtrelerde kullanılmaktadır. Değişik amaçlar için bu filtre malzemeleri farklı kombinasyonlarda kullanılabilmektedir. Aktif karbon akvaryum içerisinde ilaçlama yapıldığı zaman ilacın etkisini gösterip işlevi bittikten sonra zararsızca sudan alınması için kullanılır. Balıkların ihtiyaç duyduğu temiz su değerlerine kısa sürede şok altında kalınmadan geçiş yapılmış olur.

Akvaryuma temiz su elde etmek için de su arıtma sistemlerinden faydalanılır. Şehir şebeke suları klor içerdiğinden dolayı balıklar için son derece zararlıdır. Su değişimleri direk şehir şebeke suları ile yapıldığı vakit ani balık ölümleri dahil çeşitli hastalıklarla mücadele edilmek zorunda kalınabilir. Şehir şebeke suları dinlendirilerek verilmesi muhtemel kirliliklerin önlenmesi için su arıtma filtrelerinden geçirilerek akvaryum tankına dolum yapılmalıdır. Akvaryumlarda kullanılan en sık filtre sistemleri spun sediment filtreler ve aktif kabon filtrelerdir. Aktif karbon filtreler sudaki kloru tamamen absorblayarak bünyesine alır, böylece şehir şebeke suları bekleme yapılmadan akvaryum tanklarına doldurulabilir. Özellikle büyük akvaryum tanklarında yapılacak 1/3 su değişimleri büyük sıkıntı yaratmaktadır. 200-300 litre gibi bir suyu bir gün boyunca dinlendirmek oldukça zahmetli bir iştir. Bu tip akvaryumları olan kişiler için aktif karbon filtreleri konfor olmaktan öte bir gereklilikdir. Bazı balık türleri doğası gereği alkali sularda yaşamakta bazıları da asidik sularda yaşamaktadır. Discus gibi asidik sularda üreyebilen balık türleri için kimyasal kullanmadan PH seviyesini düşürmek için reverse osmosis cihazları kullanılır. Sitemizde akvaryumlar için kullanılan basit tipte reverse osmosis cihazları mevcuttur. Musluğa takıp çalıştırılabilen bu cihazlar discus balıklarının yumurtalarını muhafaza edebilmesi için gerekli ortamı sağlayabilmektedir. Pek çok müşterimiz reverse osmosis cihazlarımızı kullanarak discus yavru üretiminin keyfine varabilmiştir.Bazı ciklet türleri de aksine alkali ortamlardan hoşlanmakta ve üreme yapabilmektedirler. Bu ciklet türleri için de yine kimyasal kullanmadan alkali su elde eden antioksidan özellikli cihazlarımız mevcuttur. Bu cihazlarımızla kimyasal kullanmadan doğal minerallerle yüksek PH seviyelerinde su üretmek mümkündür, balıkların en çok hoşlandığı ortam bu cihazlarla sağlanabilmektedir.

Akvaryum su arıtma

Akvaryum su arıtma konusunu iki ana başlıkta inceleyebiliriz. Birincisi akvaryum içi su arıtma (mekanik, biyolojik arıtma) ikincisi ise akvaryuma konulacak suyun elde edilmesi için yapılan arıtma işlemidir. 

Akvaryum içi arıtma iç ve dış filtreler vasıtası ile yapılmaktadır. Akvaryum tankının hacmine göre çeşitli ebatlarda olan iç ve dış filtreler çeşitli debilerde suyu çevrim yaparak mekanik ve biyolojik arıtma gerçekleştirmektedir. Balıkların sağlıklı yaşayabilmesi için akvaryum suyunun temiz ve doğadaki şartlara yakın olması gerekmektedir. Akvaryumlarda karşılaşılan en sık problem çözünmüş oksijen eksiklidir. Fanus gibi havalandırma yapılmayan akvaryumlarda çözünmüş oksijen problemi oldukça sık yaşanır ve bu tip akvaryumlarda sık su değişimi yapılması gerekir. Akvaryum suyu içerisinde çeşitli görevleri bulunan faydalı bakteriler de yer almaktadır. Bu bakterilerin kaybolmaması için akvaryum temizliği asla komple bir şekilde yapılmaz. Yapılan en yaygın yanlış uygulama balıkların bir kovaya alınıp, akvaryum tankının tepeden tırnağa temizlenmesidir. Buradaki faydalı bakteriler yok olup tekrar aynı ortamın sağlanması için uzun süreler beklenmesi gerekebilmektedir. Bu süre zarfında balıklar adapte olamayıp ya da zararlı bakterilerin baskın gelip çoğalması sonucu ortam habitatı değişip balık ölümlerine rastlanabilmektedir. 

Akvaryumda su arıtmayı sağlayan iç filtreler genelde sünger yapıda olmaktadır. Su çevrimi sağlayan motor akvaryum suyunu sürekli olarak filtre ederek kirliliklerden arınmasını sağlar. Sünger kaba partikülleri tuttuğu gibi bakterilerin üremesi için de uygun bir ortam oluşturur. Burada konumlanan bakteriler fazla yemleme ve balık dışkılarındaki amonyak nitrat gibi zararlıları azota dönüştürerek doğada gerçekleşen azot döngüsünü hızlı bir biçimde sağlar. Filtre suyu verirken aynı zamanda havalandırarak verir böylece çözünmüş oksijen seviyesinin de düşmemesi sağlanmış olur. Zaman içerisinde doygunluğa ulaşan filtre temizlenmeli belli periyotlarla da dip çekimi yapılarak akvaryum suyu tazelenmelidir. Dip çekiminin 1/3 oranını geçmemesine dikkat edilmelidir. Akvaryum içerisine konulan su bol oksijenli, taze, yabancı maddelerden arınmış ve klorsuz olmalıdır. Su sıcaklığı da akvaryum suyu sıcaklığına yakın bir değer olmalıdır. 

Dış filtreler akvaryum suyunu arıtmada büyük tanklarda tercih edilmektedir. Büyük tanklarda su değerlerini sağlamak küçük tanklara göre nispeten daha kolay olmaktadır. Dış filtreler katmanlı yapıları ile çok daha spesifik bir arıtma gerçekleştirirler. Seramik, bioball, substrat, siporax, matrix, aktif karbon, zeolit, sünger, elyaf gibi malzemeler dış filtrelerde kullanılmaktadır. Değişik amaçlar için bu filtre malzemeleri farklı kombinasyonlarda kullanılabilmektedir. Aktif karbon akvaryum içerisinde ilaçlama yapıldığı zaman ilacın etkisini gösterip işlevi bittikten sonra zararsızca sudan alınması için kullanılır. Balıkların ihtiyaç duyduğu temiz su değerlerine kısa sürede şok altında kalınmadan geçiş yapılmış olur.

Akvaryuma temiz su elde etmek için de su arıtma sistemlerinden faydalanılır. Şehir şebeke suları klor içerdiğinden dolayı balıklar için son derece zararlıdır. Su değişimleri direk şehir şebeke suları ile yapıldığı vakit ani balık ölümleri dahil çeşitli hastalıklarla mücadele edilmek zorunda kalınabilir. Şehir şebeke suları dinlendirilerek verilmesi muhtemel kirliliklerin önlenmesi için su arıtma filtrelerinden geçirilerek akvaryum tankına dolum yapılmalıdır. Akvaryumlarda kullanılan en sık filtre sistemleri spun sediment filtreler ve aktif kabon filtrelerdir. Aktif karbon filtreler sudaki kloru tamamen absorblayarak bünyesine alır, böylece şehir şebeke suları bekleme yapılmadan akvaryum tanklarına doldurulabilir. Özellikle büyük akvaryum tanklarında yapılacak 1/3 su değişimleri büyük sıkıntı yaratmaktadır. 200-300 litre gibi bir suyu bir gün boyunca dinlendirmek oldukça zahmetli bir iştir. Bu tip akvaryumları olan kişiler için aktif karbon filtreleri konfor olmaktan öte bir gereklilikdir. Bazı balık türleri doğası gereği alkali sularda yaşamakta bazıları da asidik sularda yaşamaktadır. Discus gibi asidik sularda üreyebilen balık türleri için kimyasal kullanmadan PH seviyesini düşürmek için reverse osmosis cihazları kullanılır. Sitemizde akvaryumlar için kullanılan basit tipte reverse osmosis cihazları mevcuttur. Musluğa takıp çalıştırılabilen bu cihazlar discus balıklarının yumurtalarını muhafaza edebilmesi için gerekli ortamı sağlayabilmektedir. Pek çok müşterimiz reverse osmosis cihazlarımızı kullanarak discus yavru üretiminin keyfine varabilmiştir.Bazı ciklet türleri de aksine alkali ortamlardan hoşlanmakta ve üreme yapabilmektedirler. Bu ciklet türleri için de yine kimyasal kullanmadan alkali su elde eden antioksidan özellikli cihazlarımız mevcuttur. Bu cihazlarımızla kimyasal kullanmadan doğal minerallerle yüksek PH seviyelerinde su üretmek mümkündür, balıkların en çok hoşlandığı ortam bu cihazlarla sağlanabilmektedir.

Su arıtma cihazı tavsiye

Piyasada okadar çok çeşitli cihaz var ki hangi su arıtma cihazı tavsiye edilmeli başlı başlına profesyonellik gerektiren bir konu oldu. Biz zaten satışa sunduğumuz ürünlerde müşterilerimizin minimum maliyetle maksimum faydalanabileceği ürünleri tercih ediyoruz. Dünya pazarını ve Türkiye pazarını tahlil ederek o an için en uygun ürünleri tüketicinin beğenisine sunmaya gayret ediyoruz. Ortalama Türkiye'deki her çeşit su kalitesine hitap eden ürünler getiriyoruz. Buna göre bizim su arıtma cihazı için tavsiyelerimizde genelleme yapmak pek mümkün değil.

Öncelikle müşterimizin musluğundan akan suyu tanıması gerekiyor. Suyun özelliklerine göre cihaz seçimi doğru bir karar olacaktır. Su kalitesi yüksek olan bölgelerde üçlü tip (sediment tutucu, granül aktif karbon, blok aktif karbon) basit filtrasyon cihazı yeterli olacaktır. Bu bölge için en iyi su arıtma cihazı budur, antioksidan filtre kullanılarak su kalitesi daha da yükseltilebilir. Burada reverse osmosis sistemi kullanmak oldukça gereksiz olacağı gibi ekstra maliyet de getirecektir. Şebekede yoğun kirliliklerin mevcut olduğu bölgelerde ise reverse osmosis sistemlerinin tercih edilmesi gereklidir. Reverse osmosis sistemlerinden sonra ise suya mineral kazandırıcı tatlandırıcı bir alkali filtre kullanmak lüks değil gereklilikdir. Türkiye'deki ilk alkali filtrelerin satışını gerçekleştiren firmamız sayesinde yavaş yavaş reverse osmosis sitemlerinde alkali filtreler standart haline gelmeye başlamıştır. Vücudumuzun ihtiyaç duyduğu mineralleri sudan karşılaması önemli bir konudur.

Su arıtma cihazı tavsiyemiz kişinin ihtiyaçları ile alakalı olduğu gibi biraz da bütçeyle ilişkisi vardır. Mutfağı dar olan kapalı tip kompakt kasalı sistemleri tercih edebilir. Tezgahaltında daha az yer kaplaması ile sevilen cihazlardır. Yer önemli değil, görüntüye de pek önem vermem diyorsanız ve de bütçeniz de kısıtlıysa açık kasalı sistemler sizin için daha uygun olacaktır. Bir diğer husus da cihazların pompalı ya da pompasız oluşudur. Pompalı cihazlar basıncı yetersiz olan suyu basınçlandırarak membran gözeneklerinden rahat geçişini sağlamaktadır. Şebeke basınçları çoğu bölgelerde pompasız cihazların çalışması için yeterlidir. Şebeke sisteminin uç noktalarında ve hidrofor olmayan yüksek katlı binalarda basınç problemi yaşanabilmektedir. Eğer böyle bir bölgede ikamet ediyorsanız pompalı cihaz tercih etmelisiniz. Bunun dışında pompalı cihaz satın almanız ekstra para harcamanızın yanında yüksek basınçlardan kaynaklanabilecek cihaz arızalarına da neden olabilmektedir. Pompalı cihazın su kalitesine bir etkisi yoktur, yeterli basınçta pompasız cihazlar da aynı kalitede suyu üretebilmektedir. Doğru tercihi yapmanız gereksiz elektrik sarfiyatının da önüne geçecektir. 

Demineralizasyon

Demineralizasyon adından da anlaşılacağı gibi su içerisindeki minerallerin sudan arındırılması işlemidir. Su içerisindeki iyonlar pozitif (+) ve negatif(-) yüklüdür. İyonların bu özelliklerinden yararlanılarak çeşitli yöntemler geliştirilmiştir. Filtrasyon tekniği tek başına demineralizasyon işlmelerinde yeterli olmamakla birlikte ön arıtım olarak vazgeçilmezdir. Yine kuvvetli bir filtrasyon tekniği olan ters osmoz sistemleri de demineralizasyon işlemi için yeterli değildir. Ters osmoz membranlarında iyonlar %90-99 oranında tutulabilmektedir. İstenilen su miktarı az ise ters osmos + mix-bed reçine ekonomik olabilmektedir. Mix-bed reçine karışık yataklı bir reçine olup içerisinde anyon ve katyon tutucu reçineleri barındırmaktadır. Osmoz sisteminden çıkan su karışık yataklı reçineden geçerek içerisindeki tüm mineraller tutulur böylelikle demineralizasyon işlemi gerçekleşmiş olur.

Endüstriyel sistemlerde demineralizasyon işlemi genelde ardı ardına yer alan iki reaktör vasıtasıyla yapılır. Birinci reaktörde katyonik reçine bulunup pozitif yüklü iyonları tutmakta ikinci reaktörde ise anyonik reçine bulunup negatif yüklü iyonları tutmaktadır. Bu sistemlerde projelendirilmesine göre zaman ayarlı, debi ayarlı ya da sistem çıkış suyu iletkenliğine göre rejenerasyona girerek tam otomatik olarak çalışmaktadır. Sistemlerin rejenerasyonu asit ve bazlarla yapılmaktadır. Demineralizasyon işlemi uzmanlık gerektiren bir prosestir.

Tezgahaltı su arıtma cihazları

Tezgahaltı su arıtma cihazları mutfak tezgahının altına montajı yapıldıkları için bu isimle anılırlar. Mutfak tezgahının altında cihaza su almak ve cihazın atıksuyunu boşaltmak için giriş çıkışlar olduğundan burada montajı çok uygundur. Cihazın kendine ait musluğu mermer, granit, çelik evye hiç farketmez 13mm delik açılmak suretiyle mutfak tezgahı üstüne yerleştirilir. Cihaz dolap içerisinde kaldığından görüntü bakımından rahatsız edecek bir unsur olmaz. Tezgahaltı su arıtma cihazları genelde reverse osmosis arıtma sistemini kullanılırlar. Bunun dışında basit filtrasyon sistemini kullanan 5-6 filtreli tanksız cihazlar da mevcuttur. Tezgahaltı su arıtma cihazları açık ve kapalı kasa olmak üzere iki tiptir. Kapalı kasa cihazlarda depo cihaz kasasının içerisinde yer alabilmektedir. Bu cihazların kullanımı tezgahaltında daha az yer kapladıkları için daha avantajlı olmaktadır. Kapalı kasa cihazlar genelde kullan-at tipinde in-line filtreler kullanırlar. Bu da hijyen ve filtre değişimi kolaylığı açısından ekstra avantaj sağlar. 

Tezgahaltı su arıtma cihazları kapasitelerine göre de farklılık gösterir. Genelde reverse osmosis arıtma tekniğini kullanan cihazlar 75GPD (yaklaşık 250 litre/gün) üretim yapmaktadır 100GPD (yaklaşık 350 litre/gün) ve 300GPD (yaklaşık 1ton/gün) su üretebilen tezgahaltı su arıtma cihazları da mevcuttur.

Aktif Karbon Nedir?

Aktif karbon, sularda; renk, tat, koku giderici olduğu gibi çözülmemiş organik ve organik olmayan kirliliklerinde arıtılmasında kullanılmaktadır. Aktifleştirme işlemi ile yüzey alanı yaklaşık 100 kat arttırılan karbon mineralleri, organik maddeleri absorbe ederek filtre ederler. Yoğunluğu çok düşük olan karbon mineralleri iki çeşittir.

GAC (Granular Activated Carbon) :Granül aktif karbon
PAC (Powdered Activated Carbon) : Toz aktif karbon

Aktif karbon üretilmesinde en yaygın kullanılan hammaddeler; Hindistan cevizi kabuğu, kömür, odun ve petrol artıklarıdır. Aktifleştirmede kullanılan hammaddelerin çoğu, işlenmemiş halde normal olarak 10 - 20 m2 / gram iç yüzey alanına sahiptirler. Aktifleştirme işlemi, karbonun buhar kullanılarak kontrollü bir oksitlenmeye maruz bırakılması ve böylece, iç yüzey alanının yüksek ölçüde gelişmiş duruma ulaşmasıdır. İç yüzey alanının 700-1500 m 2/gram arasında artışı, proses koşullarına ve kullanılan hammaddenin cinsine bağlıdır. İç yüzey alanı değişik çaplardaki deliklerin çok gelişmiş bir şebekesi ile meydana gelir. Tüm aktif karbonlar yapılarında; mikro, meso ve makro deliklerin karışımlarını bulundururlar.

Kimyasal reaksiyon:

Sudaki klorun denge durumu, suyun pH derecesine bağlıdır ve aşağıdaki şekilde değişir.
PH 3'den az : hipoklorür asiti (HOCl) ve önemli miktarda klor (Cl 2)mevcuttur.
PH 4-7 arası :hipoklorür asidi (HOCl) daha fazladır ve suda serbest halde bulunan klor,
yüksek PH değerinin azalmasına yol açar. PH 7'den fazla : serbest hipoklorit iyonları; (OCl) gittikçe artar. klordan arındırma yarı değeri; aktif karbonun kloru arındırma yeteneği, sıklıkla klordan arındırma yarı değer testi (alman standardı DIN 19603) ile nitelendirilir. Bu test, verilen bir debi değerine karşılık , klor konsantrasyonunu yarıya düşürmek için karbonun sahip olması gereken yatak derinliğini belirler.

Karbon Filtre Sistemleri;

Karbon filtrelerin dizaynında dikkat edilmesi gereken hususlar;

1- Filtre işleminde kullanılan aktif karbon mineralinin fiziksel ve kimyasal özellikleri,
2- Suyun aktif karbon ile olan temas süresi (mineral miktarı),
3- Mineral tankının çapı (Suyun geçiş hızı),
4- Otomasyon valfi yapısı (Tesisat çapı, geri yıkama debisi)
Sistemi oluştururken; kullanılması gereken otomasyon, mineral, mineral tanklarının boyutları gibi noktalara dikkat edilmeli ve sistem bu dizayn parametrelerine göre hesaplanmalıdır.

Bu sistemler de; tekli, dublex ve triplex olmak üzere üçe ayrılır, aşağıda bu cihazlara ait teknik özellikleri görebilirsiniz. Sistemlerde hamsudaki serbest klor ve toplam organik madde konsantrasyonu, saatlik ve günlük debiler çok önemlidir. Sistem ihtiyaca göre dizayn edilirken hangi sistemin daha ekonomik olduğu kontrol edilmelidir.

Aktif karbon filtrelerde de diğer sistemlerde olduğu gibi PE gövdeli tanklar yada epoksi kaplı çelik tanklar kullanılmaktadır. Sistemlerde değişen tek nokta ise otomasyon sistemlerinin çalışma prensipleridir. Zaman kontrollü, hacim kontrollü, elektronik panel kontrollü (mikroprosesör), pnömatik yada manuel olabilen bu sistemler her iki tank modelinde de kullanılabilmektedir.

Karbon Filtre Sistemleri Teknik Özellikleri:

Tekli Sistemler ; Bir otomasyon valfi ve bir gövdeden oluşan bu sistemler; su kullanımının günlük debi olarak az olduğu noktalarda tercih edilir. Dublex Sistemler ; Sistem bir otomasyon valfi ve iki gövdeden oluşmaktadır. Daha yüksek debi ihtiyaçlarında ise, sistem iki otomasyon valfi, iki gövdeden oluşur. Bir cihaz serviste klorsuzsu verirken diğer cihaz geri yıkama (rejenerasyon) yapmaktadır. Genel olarak saatlik pik debin yüksek olduğu yerlerde tercih edilir. Sudaki klor ve organik madde miktarı yüksek olduğunda da mineral miktarını sağlamak için dublex sistem tercih edilebilir. Triplex Sistemler ; Üç otomasyon valfi ve üç gövdeden oluşan bu sistemlerde; iki cihaz serviste iken bir cihaz geri yıkama yapmaktadır. Karbon filtrelerde çok nadiren kullanılan bu sistemler suda bulanıklığın da bulunduğu durumlarda kum filtre kullanılmıyor ise trecih edilir. Daha sık geri yıkama yapıldığı için sistem karbon adsorbsuyonu düşmektedir.

Sayfa 1 / 3